"Küçük , zavallı solucanlar , siz sadece korkudan titre mesini ve yerlerde sürünmesini bilirsiniz . Korkunun çocuk ları olan sizler dini de daimi bir korku , titreme , şikâyet ve sürekli bir şeyler dileme olarak algılıyorsunuz . Sizler ruhen de Tanrı'nın gerçek çocukları olsaydınız kendiniz de hayatın yaratıcısı olur , yükselirdiniz . Şu an yaptığınız gibi yere kapanmaz , başınızı aşağı eğmezdiniz . "
Fakat yaşlıları taklit etmeye çocukların ve henüz kemale ermemiş gençlerin yaptığı gibi bu süreç hatalar , hatta günahlarla başlar : Sigara ve alkol kullanmak , kalın sesle konuşmak , ağır küfürler etmek yetişkinliğin belirtileri olarak algılanır . Kültürel açıdan genç , zekâ olarak ise henüz yetişkinlik çağına gelmemiş küçük uluslar da bu hatayı tekrarladılar . İngilizlere has özellikler arasında gülünç ve zararlı olanları kabul ettiler ve sapkın İngiliz hayat tarzının birer kötü kopyasına dönüştüler.
Halkın zekâsı derin bir uykudaydı ; cehalet , kaba davranışlar ve yoksulluk giderek artıyordu Ülke sürekli fakirleşmekte , ekonomik , manevi ve zihni açılardan iflasa sürüklenmekteydi . Zamanında belli alanlarda eği tim almış ve ülkenin kendilerinden yardım beklemeye hakkı olduğu insanlar neredeydi artık ? Eğlenceli , aptal hikâyeleri okumaktan sarhoş olmuşlardı . "