‘‘İnsanlar mallarını mülklerini zincirlerle, kilitlerle saklarken bedenlerinin bütün kapılarını ve pencerelerini neden açık bırakırlar?’’
Doğru söze ne denir? Eğer malımıza mülkümüze gösterdiğimiz özeni bedenimize göstersek belki de hayatın bize sunacağı her tür koşula da daha kolayca göğüs gerebiliriz.
Ancak biz varsak hayat var. Biz yoksak zaten hayat da yok. Mal mülk de yok. Mutluluk ya da mutsuzluk da yok. Önce “biz” varız, sonra diğer her şey geliyor.
Diyojen aynı zamanda korkunun da kölelik olduğunu söylüyor. O bin yıllar önce nelerden korkabiliyordu bilmiyoruz ama biz bugün evsiz kalmaktan korkmuyor muyuz? Yalnız kalmaktan, toplumda kabul görmemekten, çirkin olmaktan, bir adam ya da bir kadın tarafından terk edilmekten. Bu yüzden de bir evlilik ya da ilişkinin içinde, güzellik merkezlerinde, yüzümüzde sahte bir gülümsemeyle eğlence mekânlarında, kalabalıkların ortasında hapsolmuyor muyuz?