Unutma ki her seçim bir vazgeçiştir evlat ve insan bir yola çıkıyorsa, diğer bütün yollardan vazgeçmiştir. Dolayısıyla bir seçim yapmak, diğer sonsuz seçenekleri gözden çıkarmak sayılır bir yerde... Bu çok önemli bir sınavdır. Önce vazgeçmeyi bilmek gerekir...
Yürümediğiniz yolun seyyahı olamazsınız. İçinde boğulmadığınız deniz hakkında konuşamazsınız. Issızlığında kaybolmadığınız çölü kimseye anlatamazsınız. Hem zaten anlattığınıza da kimse inanmaz...
“Sonuç” tek başına bir hedef olamaz... “Süreç” de
sonuca dahildir çünkü insan zaten yoldayken büyür, final çizgisinde birdenbire gelişmez. O final ipini göğüsleyip ustalıklarıyla zirvelere çıkanlar da uzun yollar boyunca büyüyüp gelişerek geldiler. Zirvede birden bire çiçek açmadılar.
Dem, sessizliğin içindeki sesi duymaktır, dem bilgiyi sınamaktır, sorgulamaktır, üzerine düşünmek, ölçüp tartmak, kullanmaya hazır olmayı beklemek hatta hazırlanmaktır.
“Dem” durup beklemek demek değildir sadece...
Hiçbir şey yapmıyor gibi görünürken bile çok şey yapabiliyor olmak demektir ki bu da başka bir ustalık sanatıdır işte...