" Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından
gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim,
ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye
büsbütün boyun eğmeye de razı olamam. "
" Zavallı fare ilk
kepazeliğinin yanına bir sürü sual, şüphe şeklinde o kadar çok
yeni yeni kepazelik katmış, bir sorunun etrafına öyle çok çözülmemiş mesele yığmıştır ki, tam manasıyla ne yapacağını
bilmez haldedir; varlığına ister istemez giren şüphelerden,
heyecandan ve onunla açıktan açığa alay eden içi dışı bir iş
güç sahipleriyle hâkim durumdaki tiranların tükürüklerinden
meydana gelmiş uğursuz bir karışım, kokuşmuş, cıvık bir
çamur yığını, onu çepeçevre sarmıştır. "
“ Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var. ”