Onlar tokgözlü insanlardır. Kelime dağarcıkları dardır, kelime almaya bile paraları yetmez. Hakkını aramayı açgözlü olmak zannederler. Hızla kuruyan dünyaya karşı, denizin ortasında bir kayalık gibi duyarsız, penceresiz bir duvar gibi çaresiz hissederler. Tek servetlerinin gururları olduğunu düşünürler. Patronlarını çok severler, patronları tarafından sevilmek isterler. Taklit etmeyi çok severler, patronlarının hayatını taklit ederler. Ceplerine biraz para girmeye görsün; ceplerine giren paranın daha fazlasını borçlanırlar. İnsanca yaşamanın boyunu, Instagram'da paylaşmak için çektikleri fotoğrafların süresi kadar zannederler. Yemek masallarını kafe masalarına, tuvaletlerini otel ortamlarına benzetirler. Sürekli televizyon seyredecek kadar uyanık, televizyonda seyrettiklerine sürekli inanacak kadar aptaldırlar. Sorgulamanın sorumluluğuna bulaşmazlar.
KAFA Dergisi, sayı 94, Kaan Koç