'Yaşamın kargaşa olduğuna inanıyorum. Ekmek mayası gibi, devinen ve bir dakikalığına, bir saatliğine, bir yıllığına ya da yüz yıllığına devinen, ama sonunda sevinmeyi bırakacak bir şey, bir maya gibi. Devinmeyi sürdürebilsin diye büyük küçüğü yer, gücünü yitirmesin diye güçlü zayıfı yer, en fazlasını şanslı olan yer, en uzun da o devinir.'
Koluyla geminin orta yerinde birtakım halatlarla uğraşan bir grup tayfaya doğru sabırsız bir işaret yaptı.
' Onlar deviniyor, denizanası da deviniyor. Devinmeyi sürdürebilelim diye yemek için deviniyorlar. Karınları için yaşıyorlar ve karınları da onlar için var. Bu bir döngü: Hiçbir yere varamazsın. Onlar da varamaz. Sonunda hepsi durur. Artık devinmezler. Ölmüşlerdir.'