"Eveeet, ben onu bunu bilmem doktor... Çok değil, rahmetli Süleyman Askeri'nin Osmancık Taburu yeter. Dalarım bir sabah vakti İstanbul denilen kerhaneye... Çeviririm Babıali denilen dümbük yatağının kapısını... Bir yandan kurarım sehpaları... Öte yandan çıkarırım teker teker kodoşları... Sallandırırım... Başta Ferit Paşa soytarısı... Arkada Dürrüzade Abdullah papazı..."