Dilek

"Biri ölünce tanımayanlar hemen "kaç yaşındaydı?" diye sorarlar. Yaşına göre acınıza not verirler. Yaşlı mıydı? Allah taksiratını affetsin ama yani bunda üzülecek ne var, derhal kabullen ve hayatına geri dön. Genç miydi? Tebrik ederim istediğin kadar acı çekmeyi hak ettin, biz seni bir süre idare ederiz."
Sayfa 98·Kitabı okudu
Reklam
"Etrafımdaki insanlar tanıdık olsun olmasın çenelerini açar açmaz bütün sıkıntılarını üzerime boca ediyor ve her şeyi düzeltecek cümleler kurmamı bekliyorlardı. Elimde bir sihirli değnek tuttuğum izlenimini nasıl oluşturduğumu bilmiyordum. O dertleri topraklayacak bir mekanizmaya sahip değildim. Ve Allah biliyor ya, bir değneğim olsa o değneği alır... Neyse."
Sayfa 90·Kitabı okudu
"Ölülerin en kötü huyuysa konuşmamaları. Allah, keşke diyorum, hiç olmazsa bu kadarını ayarlasaydı. Babaların sesi çok özleniyor."
Sayfa 27·Kitabı okudu
"Aslında hepimiz biraz ölüyüz, sadece vücudumuz henüz mezara girecek kadar soğumadı."
Sayfa 27·Kitabı okudu
"Ev kurmak sadece koltuğu, dolabı, beyaz eşyaları bir yerlere sıkıştırmak değil nihayetinde. Hatıralarınıza da yer bulmanız gerekir. Hatırlattıkları, bir daha yaşanamayacağı için canınızı acıtabilecek olanları derinlere, herhangi bir kurcalama anında karşınıza çıkmayacak kutulara saklanmalı örneğin, bu en önemli kural. Katettiğimiz yolları gösteren şeyleri bir araya getirip sadece sizin görebileceğiniz bir yere yerleştirmelisiniz. Bazen bakmanız gerekir çünkü. Hayatın durmuş gibi olduğu, hiçbir yere ilerleyemediğimizi düşündüğümüz zamanlarda özellikle. Gördükçe gülümsemenize sebep olanlarıysa uygun olan her yere serpiştirebilirsiniz. Gülümsemekten kimseye zarar gelmez."
Sayfa 20·Kitabı okudu
Reklam