Dilek

"Biz kadınlar zaten hep böyle değil miydik? Acıdan ölürken bile hayat vermek birincil görevlerimiz arasındaydı. Sanki başkalarını yaşattıkça yaşıyorduk, başkalarını mutlu ettikçe mutlu oluyorduk ve başkalarını var ettikçe var oluyorduk. Sonra elimizde kendimize yetecek bir ben kalmıyor ve tükeniyorduk ama bunu dahi çoğumuz idrak edemiyorduk. Oysa ki biz hepsine katlanabiliyorsak onlar da pekâlâ dayanabilirdi. Zira kimsenin yerine acı çekmemize ihtiyacı yoktu. Çünkü kimsenin adına büyüyemiyorduk."
Sayfa 197·Kitabı okudu
Reklam
"Anne evinin işte böyle büyülü bir şifası vardı. Âdeta insanın bütün hücrelerini yeniliyor, kalp kırıklığına dair ne varsa insan anne şefkatinin kollarında iyileşiyordu."
Sayfa 153·Kitabı okudu
"Memleketin adı bile yetiyor en onarılmaz sandığın yaraları şefkati ile sarıvermeye."
Sayfa 138·Kitabı okudu
"Herkesin bir derdi var; her derdin bir acısı. Acılarım katlanılmaz değil, bir de tuz basanı var." Mevlana
Sayfa 98·Kitabı okudu
"Bazıları gitmeyi bile beceremiyor, ya anısı kalıyor ya acısı..." Cemal Safi
Sayfa 93·Kitabı okudu
Reklam