İbrâhîm’in (as) yüzü Allah’a (cc) dönük, önceliği âlemlerin Rabbi olan Allah’tır. İçinde yaşadığı toplum onu tehdit ettiğinde hiç tereddüt etmeden tercihini Rabbinden yana yapmış, ailesine sırtını dönmüştür. “Müminin vatanı, Allah’a (cc) özgürce kulluk ettiği yerdir.” dercesine hicret etmiştir. İki seçenek arasında doğru tercih, sıddık kalplerin işidir.
İbrâhîm (as) yaşadığı tüm bu zorlukları Yüce Allah’ın El-Hafiy ismiyle göğüslemiştir. El-Hafiy, O’nun (cc) kuluyla özel ilgilenmesi, lütfu ve rahmetiyle kulunu kuşatmasıdır. O (as) El-Hafiy isminin farkında olduğu için her adımını duayla atmış, duayla sıddık bir kalp inşa etmiştir.