Altın v gümüş bu memlekette, tabiatın onlara verdiği değeri taşır sadece. Bu iki maden demirden çok daha aşağı görülmekle beraber, İnsan için su v ateş kadar yararlı sayılır..
Az bulunmalarından ötürü değerli sayılmaları insanın çılgınlığına verilmeli!
Tabiat, o eşsiz ana, altın v gümüşü yararsız, boş nesneler olarak çok derinlere gömmüş; havayı, suyu, toprağı, iyi v gerçekten yararlı olan her şeyi gözler önüne sermiştir.
Platon bilgeleri devlet işlerinden uzak durmaya çağırır ve bu öğüdünü şu güzel benzetmeyle destekler:
"Bilgeler sürekli bir yağmur boşanırken sokaktaki kalabalığa evlerinize girin de ıslanmayın diye bağırır. Sesleri duyulmazsa, sokağa çıkıp herkesle birlikte boşu boşuna ıslanmazlar; başkalarını budalılıktan kurtaramayınca evlerinde oturup kendilerini korurlar, tek başlarına...
Kendim zengin olmaktansa, zenginlere baş olmak isterim. Bir halkın acıları, iniltileri ortasında keyif sürmek krallık değil, zindan bekçiliği etmektir.
Aylak insan bırakmayın memleketinizde. Tarımı büyük ölçüde geliştirin. Başka üretim kolları yaratın. Yoksulluk yüzünden bugüne dek hırsızlık, serserilik ya da uşaklık eden, aşağı yukarı aynı kaderi paylaşan bir sürü insan oralara gidip yararlı bir çalışma yoluna girsin.