Dilek Çiftçi Aydın

Dilek Çiftçi Aydın
Kitap okuma motivasyonumu geri getirebilmek ümidiyle...
Kln. Psk.
Yüksek Lisans
Istanbul
19 Şubat 1982
115 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Yeni anne olanlardan sık sık şunları duyarız. • Onu kucağıma verdiklerinde çektiğim tüm acılar son buldu • Emzirmek hayatımın en büyülü anı • Bebeğim olmadan önce ben bir hiçmişim • Bebeğimiz gelince ailemiz tamamlandı, eşimle ilişkimiz güçlendi Hadi şimdi romantizmi bırakıp gerçeklere bakalım. • Acılarım son bulmadı hatta canım hâlâ yanarken bebeği emzirmem için vermeleri kendimi çok değersiz hissettirdi • Emzirmekten her zaman nefret ettim • Bebeğim olmadan önce hiç falan değildim aksine tüm vaktini kendisi için harcayabilen biriydim • Bebek gelince eşimle ilişkimiz sağlam bir sarsıntıya uğradı. Epey bir zaman evin içine bomba düşmüş gibiydi. Her anne, her bebek, her aile farklıdır. Romantik cümleler kuranların bir kısmı gerçekten onları yaşıyor ve hissediyor olabilir. Fakat o söylemlerin büyüsüne kapılıp da "neden böyle hissetmiyorum, ben çok kötü anneyim" diye düşünmeyin.
Annem ve babam hiç anlaşamazdı. Hem de neredeyse hiçbir konuda. Düşünsenize çocuksunuz, ailece sofradasınız ve anne babanız sohbet etmesin istiyorsunuz. Çünkü neredeyse her sohbet kavgayla bitiyor. Pazar günleri, bayramlar, tatiller... Hepsi huzursuzluk sebebiydi. Evlendim, kendi ailem var, çok şükür huzurumuz da var. Fakat hâlâ her Pazar günü, her bayram, seyran, tatil öncesi huzursuzluk kaplar içimi. Ne derler bilirsiniz, "bir çocuğun üç ebeveyni vardır. Annesi, babası ve anne-babasının ilişkisi. Ve en önemlisi de sonuncu ebeveyndir"
Bir şey merak ediyorum. İlişkiler ne zamandan beri strateji içermek zorunda? Şöyle yaparsan kadın senden kopamaz Böyle yaparsan erkek sana bağlanır İlgisiz bırak ki seni merak etsin Bla bla bla... Kendiliğinden ilerlemeyen ilişkiyi stratejilerle sürdürmek ne kadar işlevsel olabilir ki?
İçimizdeki çocuğu kaybetmek de bir yas tutma sebebi
Yas sadece kişinin fiziksel kaybına duyulan acı değildir. Birlikte yaşanmış anıların, yarım kalan cümlelerin ve artık asla gerçekleşmeyecek ihtimallerin içimizde bıraktığı derin boşluktur.