Tam 44 yıl önce bugün açmışım gözlerimi dünyaya. Çocukken 40 yaş üstü birisi için "genç" dediklerinde, "nesi genç ya, yaşayacağı kadar yaşamış" diye düşündüğüm yaştayım. Ve ne gariptir ki kendimi hâlâ o küçük kız gibi hissediyorum.
Yolun yarısını geçtim ve benim kendimi bulma sürecim yolun bu yarısında başladı. O kadar ki, yeni bir mesleğim bile var artık. Çünkü yıllar önce bir söz verdim kendime.
"Varlığımla yokluğum arasında bir fark olmalı"
Rabbim o farkı yaratabilmeyi, arkamdan "iyi insandı" dedirmeyi nasip eder inşallah.
Bazen insanı ayakta tutan şey, yanında olmak değil uzaktan da olsa hissedilen bir “ben buradayım” duygusudur.
Fiziksel mesafeler artabilir ama duygusal bağ, güven ve görülme hissi insanın en güçlü dayanaklarından biridir.
Çünkü insan, yalnız olmadığını hissettiğinde iyileşir, güçlenir ve yoluna devam eder.
6 Şubat depreminden sonra çekilen bir fotoğraf bu. Yarınlardan o kadar eminiz ki; endişe duyuyoruz, hazırlık yapıyoruz, hayaller kuruyoruz...
Oysa burası dünya, bir gün her şey yarım kalacak. İyi insan olmak, iyi düşünmek, iyi vakit geçirmek lazım.