Küçük kuşlarım, hayatımın en önemli anlarını oluşturan şeyleri asla bilemeyecek olmanızı düşünmek beni üzüyor. Dünyanın bir tek kişinin etrafında döndüğü, sadece bu bir tek kişi için var olduğumuz, ayak seslerini, konuşmasını duyduğumuzda titrediğimiz, onu gördüğümüzde elden ayaktan kesildiğimiz o olağanüstü anları. Sarılırken onu incitmekten korktuğumuz, onu öperken yanıp tutuştuğumuz ve etrafımızdaki dünyanın bulanıklaştığı anları. Tepeden tırnağa sizi saran, altüst eden, taşınmadan, elektrik
çarpmasından ya da infazdan daha beter olan bu zevkli ürpermeyi asla tadamayacaksınız. Sizi darmadağın eder, hayatınızı altüst eder, sizi aklınızı kaçıracağınız ve buz keseceğiniz bir girdabın içine sürükler. İçinizi kıpır kıpır ettirir, yüzünüzü yakar, kızarmanıza neden olur, tüylerinizi diken diken eder, kekelettirir, ağzınıza geleni söylemenize yol açar, sizi güldürüp ağlatır.
Çünkü ne yazık ki, benim küçük kuşlarım, siz birinci tekil şahısta ve şimdiki zamanın haber kipinde, birinci grup fiillerden "sevmek"i asla kullanamayacaksınız.