Sahip olduğumuz şeyler bize ne kadar aitse, biz de o kadar kendimize aitiz. Kendimizi biz yaratmadık, kendimizden üstün olamayız. Bizler kendimizin efendileri değiliz. Biz Tanrı'ya aitiz. Öyleyse meseleye kendi mutluluğumuzun penceresinden bakamaz mıyız? Kendimize ait olduğumuzu düşünmek, mutluluk ya da rahatlık sebebi olabilir mi?
Dev ölçekte vicdani bir reddediş. Hiçbir şey tüketilmeyecekti. Doğaya geri dönüş...
Kültüre geri dönüş. Evet, aslında kültüre. Oturup kitap okursanız, fazla bir şey tüketemezsiniz.
Mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek.
Olduğundan daha fazlası gibi hissetmek güzel bir duygu ama bunun sebebinin bir başkası olması ya da senin sayende olan veya yaptığın bir şeyden dolayı olmaması biraz farklı bir durum.