betül.tazeoğlu

betül.tazeoğlu
@DIAMONDb
Bir çiçeği büyüten sevgi, insanı değiştirmez mi sanıyorsun?
5/10
·266 syf.··
2021 46. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 00:48
Huxley'in 1932'de yazdığı kitap günümüzde 1984 kitabı ile kıyaslanan en popüler distopyadır. İnsanlardaki doğumu tiksindirici bulan ve bebekleri toplumdaki kast sistemine göre, şişelerde şartlandırarak yetiştiren yeni bir düzen var. Şartlandırılmalarına göre bebeklere alfa, beta.. epsilon adı veriliyor. Şişeden alındıktan (yani doğdurulduktan) sonra da şartlandırmalara tabi tutulan bebekler yetişkin olduklarında kendi sınıfının düzenine uyan bireyler oluyorlar. Herkes sınıfının üyesi olmaktan memnun ve asla diğer sınıflardan olmak istemiyorlar. Mesela epsilon olarak doğan birey, çok daha üstün yetenekli alfa grubuna ait olmaya asla heveslenmiyor, çünkü öyle şartlandırıldı. Böylece görevini ait olduğu sınıfta yerine getiren ve toplumsal istikrarı sağlayan bireyler yeni dünya düzenini oluşturdu. 1984 kitabıyla kıyaslandığımda benim tercihim 1984'den yana ama Huxley'i de çok beğendim. Pavlov'un köpeklerindeki şartlandırmayı tüm dünyaya uygulayarak kavgasız ve itaatkar bir toplum yaratmak gerçekten farklı bir bakış açısı.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Reklam
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
Niçin diye sormuyorum. Sorularım tükendi Arif! Bildiğim ise tek şey: Bedenler, beyinler ve sevdalar bu toprağa gübre olabilir. Ve her yıl çiçekler yeniden büyür.
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,917 okunma
8/10
·216 syf.··
2020 10. kitabı
Kosava/Priştine doğumlu Elyasa Bazna, 1.Dünya savaşı yüzünden ailesiyle göç etmek zorunda kalıyor. Ankara'ya geldikten sonra Alman büyükelçiliğinde çalışmaya başlayan ve daha sonra işten kovulan Bazna, ülkesinin çıkarı için içinde durdurulamaz bir istekle İngiltere büyükelçiliğinde Sir Hughe'nin kavası olarak işe başlıyor. Önemli ve gizli belgelerin fotoğrafını çekip bunu yüksek meblağlarla Almanlara satıyor ve bunun Türkiye'nin 2. Dünya savaşında tarafsız kalmasını sağlayacağını düşünüyor. Almanlar tarafından 'Çiçero' takma ismi verilen Bazna, her ne kadar tehlikeli ve ipin ucunda olsa da uzun bir süre casusluğa devam ediyor. Kişisel hırsları, kıskançlığı, zengin ve önemli biri olma hevesi onun bu işteki en büyük yardımcısı oluyor. Alman istihbarat görevlisi Moyzisch, Çiçero'nun maceraperest, kibirli, hırslı, alt tabakada olmayı hazmedemediği için son derece tehlikeli olabilecek yapıda olduğunu söylüyor. Alman büyükelçiliğinde sekreter olan ve aslında Amerika gizli servisine çalışan Cornelia Kapp, Çiçero'nun kim olduğunu ortaya çıkartmaya çalışınca Çiçero kariyerinin en yüksek yerinde ortadan kaybolmak zorunda kalıyor. Verdiği belgelere karşılık aldığı paralar, aslında Hitler'in İngiliz sterlininin dünya borsasındaki değerini düşürmeye yönelik bastırdığı sahte banknotlardı. Bundan habersiz olan Çiçero, parasıyla belli bir dönem zenginlik içinde yaşasa da, paraların sahte olduğu ortaya çıkınca iflas ediyor. Dönemin en büyük bilmecesi olan Çiçero hakkında, eğer Alman istihbaratı ona tam olarak güvenseydi 2.Dünya savaşının farklı bir sonucu olabileceği söyleniyor.
ÇiçeroDiello Elyesa · Elhamra Yayınları · 20191,025 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2020 11:22
Bütün bunlar mantıksız görünüyor olabilir ve gerçekte normal bir insanda normal şartlar altında böyle yapay bir şizofreni, tehlikeli bir boyutta uyarılmadan kaynaklanan böylesine bir bilinç bölünmesi olması düşünülemez. Ancak her türlü normallikten zorla kopartılmış olduğumu unutmamalısınız. İnsan beyni aşırı düşünmeye ve geçmişini binbir türlü yeniden kurgulamaya maruz bırakıldığından dolayı çeşitli akıl oyunları, yoğun korku ve endişe, psikolojik bunalımlar yaşar. Zamanla fiziksel sorunlar çıkar ortaya; el titrer, bacak kasılır, dişler sıkılır ve çeneniz ağrımaya başlayınca durumu farkedersiniz. Bazen içinde bulunduğunuz durumu algılamaya çalışırsınız çünkü bir türlü benimseyemezsiniz. Her şey geçtiğinde her şeyi unutmaya çalıştığınız zamanda elinizdeki bir iz size her şeyi yeniden anımsatır. O izle yaşamayı öğrenmek ve durumu kabullenmek zorundasınızdır, unutursanız eğer yanınızda sizi uyarmak için kolunuzu çimdikleyen biri mutlaka vardır.
SatrançStefan Zweig · Venedik Yayınları · 2018279,1bin okunma
8/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 19:43
Boranlı Yedigey Cangeldin'in savaş sonrası memleketine dönmesiyle başlayan roman Yedigey'in geçmişi, gelecek hakkındaki düşünceleri ve şimdiki zamanda yaşadığı olaylarla harmanlanmış bir şekilde ilerliyor. Bölgenin o zamanki durumu, kültür yozlaşması ve milletlerarası üstünlük mücadelelerinin yanısıra insanlığın uzay araştırmalarına yönelmesiyle yeni bir dönemi başlatmasını anlatıyor. 1979-1980 yılları arasında yazılmış bir kitaba göre oldukça ilginç bilgiler içeriyor. Kitabın sonunda bir çevirmen notuna yer verilmiş ve " Cengiz Han'a küsen bulut" kitabını okumadan "Gün olur asra bedel" kitabının tam olarak okunmuş olunmayacağını söylüyor.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Reklam