Dilek kavalcı

Dilek kavalcı
@DK06
Öyle bir zehir ki bu çok sevmek. Bütün kötülüğü çok severek yapıyoruz birbirimize. Öyle miktar belirtmeden sadece dümdüz sevemiyoruz Ya çok sevicez her şeyden çok sevicez Ya da etimizle kemiğimizle nefret edicez…
Bodrum/Muğla
1 Ağustos 1994
47 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Bir insan dostunu kaybettiğinde diğer dostlarında bulur teselliyi, altınlarını kaybettiğinde bir süre durulur, hâlâ sağlıklı ve hırslıysa bu talihsizliği kovar aklından. Ama kalbinin huzurunu kaybeden teselliyi nerede bulur, yerine ne koyabilir? Hangi akıl yönetebilir onu artık. Ölüm seni yokladığında acı çekersin. Ama günler ve geceler geçip gittiğinde, yaşamın hassas parmaklarının yumuşak dokunuşlarını tekrar hissettiğinde tekrar gülümsetir ve neşene kavuşursun.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Akşamları gelir incir kuşları, Konarlar bahçemin incirlerine. Kiminin rengi ak kiminin sarı. Ah beni vursalar bir kuş yerine. Akşamları gelir incir kuşları.
“ah benim sevgili annem oğlunda elbet yurtseverden bir gün bırakırda sizi yüzüstü yüzüstü değil ; elbette bizüstü bırakır da: kötü sarmaşıkları, yaban güllerini. Bırakırda şunları bunları giriverir senin sıcak kucağına ölüm mü dedin annem. Ölüm senin gibi güzel annelerin senin gibi güzel çocuklar feda etmiş o tarih atlasında bir kırmızı Gül olur ancak koksun diye çocukların bahçesi…
“Bizi sarp yollardan geçirip zirveye ulaşmadan hemen önce durduran, gülümseten, yücelten ve sonra birdenbire vadinin kuytuluklarında ağlatan, acı çektiren bu Yasa nedir? Bugün bizi bir sevgili gibi kucaklayan, ertesi gün bir düşman gibi savaşan bu yaşam nedir?
Bilirim yarın diye bir şey var çeliğin su katılmamış yanı ırmakların geçilecek, fırtınaların dinecek bir yanı var ömrümüzün belki bir gün gülecek. selam verip selam alacak barışa kardeşliğe hep tok yatan çocuklar görecek el ele aşklar, omuz omuza dostluklar ne dikenli teller olacak ne tanklar tüfekler ne tüberküloz kalacak ne lösemi ne işsizlik ne banka ne borsa süt gibi duru ve ak ekmek gibi sıcak bizim de bizim de günlerimiz olacak. güle değecek kuşların kanadı ve kuşlar sırtlarında gül taşıyacak kardeşlerim koşar adım moraran beyazla zincirlerimizle yaralarımızla Irmakların geçilecek, fırtınaların dinecek bir yanı var ömrümüzün belki bir gün gülecek.