DRESY

Ağacında altına tüneller ve odalar uzanıyordu. Bunlar her cinsten hayvanın bulunduğu bomboş, loş oyuklardı. Birbirlerini görmezden geliyor, farklı köşelerde kendi kendilerine yatıyor, arada kök koparmak için uzanıyorlardı.Yaşlı, sakat, hasta ve körlerdi. Terk edilmişlerdi. Yine de her hayvan gibi hayata bağlıydılar. Acı çeken o yüzleri seyrederken Tanrı’yı düşündüm; sonunda elimizden alınacak bir şey için bizi mücadele etmeye zorlamak ne kadar acımasızcaydı. Yalnızlıklarında, yorgunluklarında ve hevessizliklerinde bile bir gün öleceklerini düşünmüyorlardı ve onları anlamsızca kıskanıyordum.
Sayfa 83 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
İki sönmüş yıldız gibi birbirinden yalnızca bir kapıyla ayrılan, evin dünyasıyla sokağın dünyası bu sırada birbirine sürtündü. Ev, yenen ekmeğin gizli gizli yenmesini sağlar; rahat yenen ekmek makbuldür, bilgeleştirir insanı. Ev, sürekliliğin güvenini simgeler ve toplumsal saygı uyandırır. Babanın boyunbağı düğümünün parladığı, annenin en güzel süsünü taşıdığı, çocukların kolonyayla taranmış göründüğü bir resim gibidir ev. Sokak öyle değildir; o, ne olduğu bilinmeyen şeylerin, tehlikenin, cüretin dünyasıdır; ayna gibi yanıltıcıdır, çevredeki kirin, pisliğin herkese açık çamaşırlığıdır.
Sayfa 147 - Yordam Edebiyat·Kitabı okudu
“Sen bir sinekkuşusun çünkü sinekkuşu gibi tüm enerjini olduğun yerde kalmaya harcıyorsun. Tam olduğun yerde kalabilmek için saniyede 70 kez kanat çırpıyorsun. Bu konuda mükemmelsin. Dünyada ve zamanda durabiliyorsun, çevrendeki dünyayı ve zamanı durdurabiliyorsun, hatta bazen de geri geri uçma yeteneğine sahip sinekkuşu gibi zamanda yeniden yükseliyorsun ve kaybettiğini yakalıyorsun.”
Sayfa 246 - Can Yayınları·Kitabı okudu
“Ziyaretçi akbabalara gereken misafirperverlik gösterildi ve kendilerine misafir yatak odası verildi. Dün akşamki partide gözüme bir şey kaçtı ama yine de altın arasında gümüş teller gibi eski şarkılara takıldım. Kuzen Warren’a selamlarımı söyle ve ona bir hediyem olduğunu da ekle. Burada çok iyi vakit geçiriyoruz. Keşke sizler de olsaydınız.”
Sayfa 292 - Remzi Kitapevi·Kitabı okudu
“Biz yalnızca evrensel hoşgörüye inanmakla yetinmeyiz, bütün dinleri doğru kabul ederiz.” Swami Vivekananda
Sayfa 123 - Alfa Yayınları·Kitabı okuyor