“Bütün varlıklarda varsın; kusursuzsun, her yerdesin, her şeye gücü yeten, her şeyi görensin… Sen bütün yaşamların içindeki Yaşamsın, yine de insan gözüne görünmezsin.”
Vişnu'ya bir ilahiden
Modern dünyadan bir ısırık almışım da neden oluştuğunu anlamışım gibi bir hisse kapıldım. Son dönemde böyleydik işte. Her şey düzenli ve şık, her şey başka bir şeyden yapılmış. Sentetik, kauçuk, krom-çelik her yerdeydi, ark lambası bütün gece parlıyor, tepenizde cam çatılar, radyolar aynı tonda müzik çalıyor, yeşillik diye bir şey kalmamış, her şeyin üstünü beton kaplamış, yalancı kaplumbağalar nötr meyve ağaçlarının dibini sıyırıyor.
“Lanetliyorum, dedi, üzerinde lanet tutmayan ve asla tutmayacak olanları, güveni kötüye kullananları, zaferde ve yenilgide o buz gibi hileyi ve zaferin ve yenilginin kendisini de lanetliyorum. Vicdansızı, kıskancı ve zorbayı lanetliyorum ve düşüncelerimde, bayağıyı ve bayağının sonsuz zaferini, pespayeyi, ikiyüzlüyü ve onursuzu lanetliyorum. Dünyaya lanet olsun, dedi boğularak, İlah’ın olmadığı ve ilahî adaletin olmadığı, tüm lanetlerin ve lanet okuyanların gülünç olduğu, şerefin değerinin olmadığı ve sadece namertliğin olduğu bir dünyaya lanet olsun.”