Ormanın kenarında bir tek alaycı kuş şakır.
Yol, gerçek ve yaşam benim.
Bana inananlar ölseler de yaşarlar.
Işıktır hayatım; ölüm rüzgarını bekleyen
Elimin tersine konmuş bir kuş tüyü gibi.
Yalnızdım. Acı verecek kadar yalnızdım ve bunun farkına bile varmamıştım. Tanrım! Ne kadar da basitti. Böyle hissettikten sonra mahremiyetime, kendime yeterliliğime ve özgürlüğüme sahip olmanın ne anlamı vardı? Bir hasret hali içerisindeydim ve yıllardır böyle olagelmiştim. Mutlu değildim. Nerdeyse hiç mutlu olmamıştım. ‘Bu ne korkunç bir şey’ diye düşündüm. Bütün o yalanlar… Artık gerçekleri görebiliyordum ve bu durum beni fiziken hasta ediyordu.