Gümüş gemisi azgın denizde boğulur. Denizci durmadan büyüyen adaya sürüklenir. Göğüs cebinde güneşte kuruyacak kartlar saklıdır. Elli üç resim, şişe üfleme ustasının oğluna arkadaştır.
Henüz renkler solmadan elli üç cüce, yalnız denizcinin düşgücünde şekillenir. Ustanın bilincinde tuhaf figürler dans eder durur. Usta uyurken, cüceler kendi yaşamlarını sürer. Güzel bir sabah Kral ve Prens, bilinç zindanından dışarı tırmanırlar.
Hayal ürünleri, yaratan mekandan yaratılmış mekana sıçrar. Figürler, sihirbazın ceket kolundan dökülür ve havada capcanlı buluverirler kendilerini. Hayal ürünleri güzeldir, ama biri hariç hepsi, anlama yetilerini yitirmişlerdir. Oyundakilerden sadece Joker, görünenin ardını görür.
Parıldayan içecek Jokerin duyularını köreltir. Joker parıldayan içeceği tükürüp atar. Küçük deli, yalan iksiri olmadan daha açık seçik düşünebilir. Tam elli iki yıl sonra kazazedenin torunu köye gelir.
Gerçek, kartlardadır. Gerçek şu ki, şişe üfleme ustasının oğlu, kendi düşgücünün ürünlerine deli gözüyle bakmıştır. Hayaller, hayret verici bir ayaklanma başlatır ustaya karşı. Usta yakında ölecektir; cüceler öldürmüştür onu.
Güneş Prensesi, denize giden yolu bulur. Büyülü ada kendi içinden parçalanır. Cücelerin elindeki kozlar çok zayıftır. Masal parçalanıp dağılmadan, fırıncının oğlu kurtulur.
Deli, köhne depoların arasında kaybolur. Fırıncının oğlu dağlara çekilir, ücra bir köyde yaşar. Fırıncı büyülü adanın hazinelerini saklamaktadır. Neler olacağını kartlar söyler.
Annesini hastalık alan terkedilmiş çocuğa Dorf yuva olur. Fırıncı ona parıldayan içecekten verir ve güzel balıkları gösterir. Çocuk yaşlanır, saçları beyazlaşır, ama ölmeden önce kuzeydeki ülkeden mutsuz asker çıkagelir. Büyülü adanın sırrını asker saklar.
Asker, saçları kazınan kadının güzel bir