Durmuş Turgut

Durmuş Turgut
72 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
3/10
·608 syf.··
2025 7. kitabı
·
105 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 21:35
Yani o kadar sıkıcı ve boş bir kitaptı ki benim için. Sadece ana olayı merak ettiğim için okudum. Ona rağmen diyaloglar o kadar sinir bozucuydu ki bırakmanin ucuna geldim. Bitirmek için kendimi zorladım. Olayların gidişatı aşırı ciddiyetsiz. Bir bakiyorsun katliam oluyor sonra partiler başlıyor. O partide yine bir kaos dönüyor. Zaten tüm seri bundan ibaret. Parti ve kaos. Ölüm kalım Savaşı'nın ortasında bile saçma sapan aşk konuşulması insana kafayı yedirtir. O kadar saçma yani. Yani çok kötü çok. Kitapta zaten herşey tesadüf üzerine kurulu. Bişey olması gerekiyor mesela bir bakıyorsun tesadüfen oluveriyor. Yani ne diyeyim ki. O kadar kolaycı bir anlatim ki. Hiç bana göre bir seri değil. Gençlik fantazi sevmem ama bu kadar sinir bozucu diyalogları beklemiyordum. 1 haftada biter dediğim kitap elim gitmeye gitmeye 3 ayda bitti. Çok üzücü benim için.
LiderM. Rise · Ephesus Yayınları · 2024334 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ergen mafyalar
4/10
·416 syf.··
2021 70. kitabı
Ergen kezban ve kekolarin mafyacilik oynadigi serinin 3 kitabı da diğer iki kitap arasında çok bir fark yok. Yine saçmasapan diyaloglar anlamsız ve gereksiz olaylar. Kelime kalabalığı kısaca. Koca seriyi anlmasiz ilişkileri atıp kısa çok kaliteli bir hikaye yazilabilmesi yorumumumda hala israrciyim. Bu kitabın diğer iki seriden farkı aslında yazarın çok kaliteli bir temel oluşturduğunu ispatlıyor. Bu seriye devam etmemin sebebi de bu zaten. O kadar sağlam bir temel ve ilgi çekici bir konu bulup böyle ergen fantazileriyle doldurmak! Kendi eserini harcamış yazar kisaca. En azından diğer kitaplarina göre bir tık daha iyiydi. Eh iste.
AvcıM. Rise · Ephesus Yayınları · 20201,844 okunma
Harcanan bir altyapi
2/10
·512 syf.··
2021 69. kitabı
Yani ikinci kitap ilk kitaba göre daha kötüydü. Okumasi daha sıkıcıydı. Konu gitmiyor abi gitmiyor. Tamam gençlik fantastik karışık yazmışsın ama konu hiç mi ilerlemez. Size yemin ediyorum size kitap aynen şu şekilde gidiyor. Jay sullivanin kasları karizması sexiligi... Yani sürekli sürekli. Hiç ilerleme yok. Bir gençlik romanına göre bile çok sıkıcı yani. Sürekli ayni şeyler tekrar ediyor. İstenilen sayfa sayısına ulaşmak için kitaptaki erkeklerin yakışıklıligini öve öve bitirememis yazar. Ben öyle bir erkek tipi yazarım ki cümle alem ağzının suyu akar demiş kendisi de inanmış buna. Hele gaybar sahnesi var. Rezalet. İnanılmaz derecede homofobi içeriyor. Gaylari tacizci sapik olarak yazmış resmen. Çok kötü. Esas tacizci başroldeki erkek karakter ama. Yani sırf birisi vok yakisilik diye kişisel alanınızı ihmal etmesini taciz olarak algilamiyorsaniz düpedüz cahilsiniz. Bu tarz durumlar tipe boya bakılmaz arkadaşlar. Bu tarz şeyleri normallestirmeyelim lütfen. Kitap tamamen esas kız ile esas oğlanın azgınlığıni konu alıyor. Yazar bunları aynı yatağa sokuyor birbirini azdiracak şeyler yapıyorlar ama son dakika sevismiyorlar. Kitap bundan ibaret. Arada da biraz fantastik sıkıştırmış ama pek farketmiyorsun. Yani bu karakterlerin azginliklarini atsan kitaptan koca seri güzel fantastik bir kısa hikaye olabilirdi ama illa erotik bir havası olsun diye hiç de fena olmayan konusu harcanmış. Üzücü.
ÇaylakM. Rise · Ephesus Yayınları · 20202,151 okunma
Deli etti beni!!!
3/10
·528 syf.··
2021 68. kitabı
Yıllar önce aldığım bu seriyi son kitabının geç çıkmasından dolayı tekrar okudum. Benim için iskence gibi geçti. Yani kitaptaki Jay sullivan hayranligi ve betimleme fazlalığı bana resmen kafayı yedirtti. Ya tamam anladık yakışıkli herif de bunu mala anlatır gibi her sayfada yazıp betinlemezsin. Bir dünya laf kalabalığı. Saati doldursun diye sahnelere boş bakışlar koyup müzikli klipler corbalayan türk dizilerine benzemiş. Şöyle örnek vereyim iki kişi konuşuyor. Biri soru soruyor cevap verecek kişi yarım paragraf sonra soruyu cevaplıyor. Yok işte bakışları kasları sexiligi iviri ziviri derken bir sayfada tamamlanacak diyalog bir bölüm sürüyor. Deli etti beni artık betimlemeleri değil direk diyalogları okudum. Jay sullivanin yakışıklıligini betimleyen cümleleri okumadığım için birşey kaybettiğimi düşünmüyorum. Diyalogların yapayliğina değinmek bile istemiyorum. Cringe komasına soktu. Yani hikayedeki kurtadamlar, cadılar bile yazılan diyaloglardan daha inandırıcıydi. Bir de eğer kızlar şiddet eğilimli sosyopatlardan hoslaniyorsa ben onların kafasına.... Neyse. Abi adam sana vuramadigi için dolabı kapıyı yumrukluyor sen de Yaaaa o kadar karizmatik ve kaslı ki diyorsun. Allah'ım çıldıracağım. Ya saçmalamayın lütfen ya sana mal gibi davranan sana sinirinden nesneleri yumruklayan birini sevemezsiniz sevmemelisiniz. Akıllı olun. Yarın kapı masa başka bir gün sen. Şiddeti güzelleştirmeyelimm lütfen . Sırf birisi yakışıklı diye bu tarz durumları normallestirmeyelim. Ya kız bu tarz eğilimi olan birisine tavır alıp uzaklassa kitapla bir derdim yok. Ama bu tavirlarina daha da aşık olması iğrenç gerçekten. Aynı olayların tekrar tekrar önümüze çıkması da tembel senaryo mantığı. Daha birçok konu var ama bu bile benim için kitabın okunurken sinir krizi geçirmeme yetti. Tek güzel
AvM. Rise · Ephesus Yayınları · 20213,051 okunma
6/10
·432 syf.··
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 17:55
Bir serinin daha sonuna geldim ama sonunda e ne oldu şimdi yani dedim. Yani seri sonu dediler ama baya devam kitabı gelecek şekilde bitti. Bu aldatmacayi beğenmedim. O kadar olay oldu ama herşey açık kaldı bana göre karakterlere ne oldu imparatorluk ne halde falan yani bize kalmış gibi bırakmış yazar. Bir sürü olay oldu ama sonu o kadar oldu bittiye getirilmiş ki yani yazarın aklında ne vardı bilmiyorum ama yazık etmiş seriye. Bir çok bulmaca bana göre çözülebilecekken yapmamayı tercih etmiş. Okutmasına okutuyor ama sıkıldığım ve koptugum zamanlar da oldu. Sonunu zaten hiç beğenmedim. Beklentim yüksekti herşeyi nihayet açıklığa kavuşturacak diye bekledim olmadı. Memnun değilim.
İmperler ÇağıMichael J. Sullivan · İthaki Yayınları · 202538 okunma