Bu seriye neden bu kadar çok bağlandığım halkında en ufak bir fikrim yok… incelemeleri okuduğumda beğenenler güzel deyip geçmiş ama bence bu seri bu kadar basit ifade edilmemeli.
Seriyi bitirdim ve gerçekten bu üç kitapla aşk yaşıyorum. O kadar harika bir kitap ki… Kitapları asıl anlamlandıran sonlarıdır ve üç kitabın her birinin sonu harikaydı. Daha iyi bitiremezdi yani.
Bildiğim kadarıyla yakında dördüncü ve son kitabı çıkacak. Onu da aynı heyecanla okuyacağıma eminim.
Önceden de söylediğim gibi kitabın altyapısı aşırı sağlam. Demek istediğim; iki kitap boyunca arka planda kalan gayet normal bir karakter üçüncü kitapta aslında başrollerden biri olabiliyor. Kitaba giren her yeni karakterin diğer karakterlerle öyle bir bağlantısı var ki ağızınız açık kalıyor böyle kurguyu TÜRK bir yazarın yazmasına. M. Rise… Seninle gerçekten gurur duyuyorum…
Şimdilik serinin son kitabı olan kitaba gelirsek. Tasarımı hakkında hiçbir sıkıntım yok, tam kıvamında. Neredeyse her seriden karşılaştığımız o üçüncü kitapta olan manyak şeyler ve yüksek tempo bu kitapta da var. Tam olarak nasıl yazabilirse öyle yazılmış kitap. Fantastik o kadar çok sevmem fakat bu, inanılmaz bir şey ya… Nedenini gerçekten bilmiyorum fakat aşırı bağlandım bu kitaba.
Seride şu şöyle olabilirdi dediğim tek bir şey var; serinin başlarında hep baş karakterimiz Annabelle Jefferson konulurdu ve gayet güzel gidiyordu. Diğer karakterleri de tanıdıkça onların ağızından da bölümler okumaya başladık. Başlarda benim için pek sorun değildi arada oluyordu bu tür bölümler fakat özellikle serinin sonlarında sürekli başkalarının bakış açısından okuduk. Ben böyle olmamasını tercih ederdim, en azından çok nadir olabilirdi. Bana kalırsa hiç olmasaydı da beni huzursuz etmezdi kitaplar ama azıcık
Veeee AVCI...
Efsaneydi, kusursuz!
İkinci kitap sonundan sonra bekleyiş hayli zorluydu ama üçüncü kitabı okuyup bitirince iç sesim konuştu adeta asıl zorlu bekleyişi şimdi göreceksin diye.
Bombaydı! Şu finali ifade edecek başka bir kelime yoktur kesinlikle. Sonunda olanları düşününce dördüncü kitap için aklınızda bir şeyler canlanıyor ister istemez ve o zaman diyorsunuz final kitabında daha fazla bomba patlayacak.
Karakterleri aşırı özlediğimi farkettim. Bu yüzden başlar başlamaz kitabı yarılamış olabilirim. Ve bunda en büyük etken yazarımızın kalemi, gidişat ve olaylar... Her şey çok iyi ayarlanmış. Kalemi okurken size yabancı fantastik bir film izliyormuşsunuz tadı veriyor. Sahneler bir bir gözünüzün önünden geçiyor. Hem heyecanın dibine vuruyorsunuz hem de ağlama krizlerine giriyorsunuz. Bunlarla beraber aşk dolu cümlelerle eriyip, aksiyon dolu sahnelerle yerinizde duramıyorsunuz. Anlayacağınız her türlü duygunuz everestte.
Benim için kitabın artı yönlerinden biri de fazla karakteri olması oldu. Ve birçoğunun ağzından bölümler yazılmış. Burada şu kişi nasıl hissederdi diye düşünmüyor, herhangi bir eksiklikte hissetmiyorsunuz. Kurguda fantastik yönünden en çok nemflerin olduğu kısımları sevdim. Yeşil yapraklı ağaçlarda yaşayan Dryadlar, Moss onlardan biri. Ve kızıl yapraklı ağaçların ruhları Hamadryadlar, Arlow da onlardan biri. Ve tabii ki küçük Hamadryad Akila. Jay ile tanışmaları ve birbirlerine hırlayarak anlaşmaları en favori sahnemdi. Baya eğlendim diyebilirim. Aynı şekilde Brandon'ın Hamadryadların ormanına ayak bastığı zaman yaşadığı korkuyla kahkalarımı tutamadım, çok iyiydi.
Çok güzeldi çok sevdim ve şiddetle de tavsiye ederim. Emin olun ki okurken sıkılmayı bırakın, elinizden bırakamayacaksınız. AvcıM. Rise
Kitabı çok beğendim ama şikayetçiyim neden yarım kaldı ki devamı kim bilir ne zaman çıkacak :( fantastik dünyasını çok sevdim biraz ergen aşkı var ama hepimiz bir zamanlar yaşamadık mı :) avcılar, cadılar, dorchalar, kara büyüler... Çok güzeldi ve devamının çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum
Üç kitaptan oluşan bu serinin son kitabı gerek kapak tasarımıyla gerek içeriğiyle gerçekten çok güzel. Sonunu hiç böyle beklemiyordum ve bu kadar üzücü biteceğini düşünmemiştim. Kitap sürükleyici ve akıcı okumanızı tavsiye ederim.
Av, Çaylak ve Avcı... Muhteşem bir seriydi. Nasıl bitti anlamadım ve 3.kitabın sonunda devam edecek yazısını okuyunca sevindim. Ne zaman çıkar 4.kitap bilmiyorum ama çıkar çıkmaz okuyacağım.
İlk iki kitabına göre daha haraketliydi. Gerçekler gün yüzüne çıkıyor. Gerçek oldunu sandımız yüzlerin aslında yalan olduğunu anlıyoruz. Hayatı yalanlarla doluyken en güvendi kişinin ona en büyüyük yalanı söylemesi... Sonra olan olaylar. Mükemel bir final.
Okuduğum en iyi kurgusal kitaplardan biri ilk önce avcı insanı merak içinde bırakıyor sonraki devam kitapları daha da olayları hararetlendiriyor umarım lider de bir an önce çıkar okumaya devam ederim...
Herkese Merhaba.....
Bu gün sizlere Avcı kitabı ile geldim. Serinin yayınlanmış son kitabını okumanın burukluğu var içimde. Kitap öyle bir yerde bitti ki 4. Kitabın çıkmasını nasıl bekleyeceğim hiç bilmiyorum. Serinin beni en etkileyen kitabı Avcı oldu. Bütün sırların ortaya çıktığı bu kitapta fantastik öğeler daha ön plandaydı. Heyecandan yerimde duramadığım ve soluksuz okuduğum bir kitap oldu. Seride anlatılan dostluklar, karakterlerin analizleri, yaşanan aşklar hepsi bir bütün oluşturup ortaya muazzam bir kurgu çıkarmıştı. Ben seriyi çok sevdim. Fantastik severlere şiddetle tavsiyemdir.
!!!!Serinin diğer kitaplarını okumayanlar için spoi içerir.
Gelelim konusuna;
"Çaylak kitabının sonunda Dorcha'ların Marcus'u öldürdüğünü düşünürken acıdan ve sinirden kurda dönüşen Anabelle artık hayatının tamamen bittiğini düşünmektedir. Bir yanda Jay'in ondan sakladıkları, diğer yanda annesinin yaşadığını düşünmesi ve Marcus'un öldüğünü sanması ile ne yapacağını şaşırır. Artık gücünü tamamen toplamaya av olmaktan çıkıp avcı olmaya karar verir. Onu üzenleri, ailesini yok edenleri bulmaya ve hayatlarını mahvetmeye kararlıdır. Sizce bunu başarabilecek mi? Gizlenen sırlar ortaya çıktığında Anabelle nasıl bir insana dönüşecek? En güvendiğinden yara aldığında neler yapacak? Asteria ile tanışmaya hazır mısınız? Neler yaşanacağını öğrenmek isteyenlere keyifli okumalar dilerim..."
Serinin ilk kitabı olan Av da fazla bir heyecan yoktu ama ikinci serisi Avcı kitabın sonlarına doğru heyecan aksiyon verdi bana. Annabelle'in kendisini küçük yaşlarda kaçıranın Jay Sullivan olduğunu öğrenmesi ve bunu Jay'in doğum gününde söyleyip ortalığı cadı gücüyle kana bulaması her şeyi herkesi avcıları cadıları Dorchalar'ı ve tabiki Jay'in babasını yok etmek istemesi tabi bunu Annabelle'in annesi ve bana göre annesi değil onun kılığına bürünmüş biri yaptırıyor. Sonunda Annabelle sevdiği adamı onu kandırdı diye babasını elinden aldı diye Jay'in kalbine zehirli hançeri saplıyor her ne kadar sevsede. Serinin 3. Kitabı olan Çaylak da neler olacak acaba belki Jay kurtulur ve tabi Annabelle
Serinin son kitabını büyük bir hayal kırıklığıyla bitirdim. Neden mi? Çünkü son kitap değilmiş devamı varmış ve hala yazılmamış. Bu şekilde askıda kalan hikayeleri sevmiyorum çünkü üç kitabı da arka arkaya okudum ki zaten arti kitapları sırasıyla okuyunca tadı çıkıyor, şimdi kim bekleyecek diğer kitabı
Ahh Annabelle Jefferson yazık ettin kızım gül gibi çocuğa. Nasıl da aşkının önüne kinin ve nefretin geçti acımadan sapladın bıçağı. Gerçi Jay hakettim bunu o kadar sırdan sonra ama daha iyi bir intikam yöntemi bulabilirdin bence. Eden'le olabilirdin, yada Malcolm Alec ile. Ya Marcus'a nasıl bir açıklama yapacaksın diğer kitapta merakla bekliyorum.
Ayy ben bu seriyi çok beğendiğimi farkettim ve fantastik kitaplar galiba yavaş yavaş benim de tarzım olmaya başladı. Umarım son kitap çabuk çıkar ve bu hikayede yüzü gülen Annabelle ve Jay'in aşkı olur. Tarzı sevenlere kesinlikle tavsiyemdir efenim
26 Ağustos'ta doğan Mürvet Kıbrıslıgil, M.Rise mahlasını kullanarak 2015'ten beri çeşitli kurgular kaleme almaktadır. Çukurova Üniversitesinden mezun olan yazar, Adana'da yaşamaktadır. "AV" isimli fantastik bir serisi bulunan yazarın, "Sesini Duyur" dördüncü kitabı olup serinin ilk kitabıdır.