İnsan fıtraten gayet zayıftır. Halbuki her şey ona ilişir, onu müteessir ve müteellim eder.Hem gayet âcizdir.Halbuki belaları ve düşmanları pek çoktur. Hem gayet fakirdir. Halbuki ihtiyacı pek ziyadedir. Hem tembel ve iktidarsızdır. Halbuki hayatın tekâlifi gayet ağırdır.Hem insaniyet onu kainatla alakadar etmiştir.Halbuki sevdiği ünsiyet ettiği şeylerin zeval ve firakı mütemadiyen onu incitiyor. Hem akıl ona yüksek maksatlar ve Baki meyveler gösteriyor.Halbuki eli kısa, ömrü kısa, iktidarı kısa, sabrı kısadır.
Evet insan, nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu halde, sermayesi hiç hükmünde... hem nihayetsiz musibetlere maruz olduğu halde iktidarı hiç hükmünde bir şey...Âdeta sermaye ve iktidarının dairesi eli nereye yetişirse o kadardır. Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belaları ise dairesi gözü hayali nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir.Bu derece aciz ve zayıf, fakir ve muhtaç olan ruh-u beşere ibadet, tevekkül, tevhid,teslim ne kadar azîm bir kâr, bir saadet, bir nimet olduğunu bütün bütün kör olmayan görür,derk eder.