Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye,
Zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın,
Nüksederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı,
Güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın.
Küçük İskender
Çilem...
O hadiseden sonra yaş her türlü meyve yiyemedim.
Yemek arzuluyordum fakat boğazımda kalıyor.
Bin müşkülatla yutsam kusma hissi geliyor çıkarıyorum...
Meyve suları da aynı hâli yapıyor.
18 senedir.
Meyveye hasret, meyve bana hasret...
Kim kime hasret çekiyor o da kat'i olarak meçhul...
Hakikat bunları yemediğimdir.
O hadisede bana bir takım meyveler ikram ettiler...
Onları yedikten sonra bu hâl tecellî etti....
Her gün yıkanmam emrolundu.
Az yemem, çok su içmem emrolundu.
Az uyumam emrolundu.
Bu emirler hiç güçlük çekmeden ben arzu etmeden husul buldular...
İzmir' de ikamet eden arkadaşlar.
Görme engelli bi dostumuz var, açık öğretim okuyor. Ders çalışması gerekiyor ve malumunuz, birilerinin o kitabı ona okuması lâzım. Kendisi memur akşam 5 ten sonra müsait. 1 saat onun için yeterli.
Hem siz de bişeyler öğrenirsiniz (: