Dışarıdan nasıl göründüğünün aşırı önemli olduğu bir çağdı bu, içeriyle kimse ilgilenmiyordu. Herkesin kendi hayal gücüne göre çizdiği bir avatarı vardı. Ortalıkta gerçek insanlar değil de avatarlar dolaşıyordu. Var olmak için hep bir şeyler yapmak gerekiyordu, yapmayanlar yok sayılıyordu. Sadece olduğu gibi olarak var olma hakkını herkes kaybetmiş gibiydi.
Bazı insanlar kendi huzursuzluklarını bir çeşit sosyal sorumluluk projesi gibi dağıtır. İçleri karışıksa ortamın da karışması gerektiğine inanırlar. Çünkü tek başına mutsuz olmak sıkıcı bir iştir.