Robinson diyor ki :”Bitkin , hastalikli beyinlerin uydurdugu saçmaliklari bir tarafa atiniz!Bir defa bana bakiniz! Benim örnegim gözlerinizin önünde ! Firtina gemiyi parcaliyor, cevremde degil bir yurt parcasi, üzerinde yasanacak kücük bir ada bile yok. Her taraf amansiz dalgalarla, denizlerle dolu...Bütün yolcular bogulmus...Yalniz basina genc bir cocuk kurtulmus , bir tahta parcasi üzerinde...Dalgalar onu sürüklüyor, issiz bir adaya atiyor...Kendisi aç, çiplak...”
Bu çocuga ne oldu aceba dersiniz ? Aceba pismanliktan öldü mü, yoksa çaresizlikten, üzüntûsünden intihar mi etti?
Robinson, batan gemiden kurtarabildigi seyleri adaya zar zor sürüklûyor. Adada önce kendisine barinak yapiyor, sonra bugday ekiyor, yaban kecilerini evcillestiriyor.En son olarak da adaya gelen yerlilerin birini yakalayip kendi yardimcisi yapiyor. Kisacasi o uzak adada yerlesik, Düzenli bir hayat kuruyor. Hem de tek basina...Genç bir çocuk ... Issiz bir adada...
Sonra konuşmacı sunları ekledi:
“Ey Fin kardeşler ! Milletimizi oluşturan 2 milyon Fin, bu Robinson denen çocuktan daha mı güçsüz , daha mı iradesiz , daha mı akılsızdır!”