Evet, merasimler antik çağlardan beri pek değişmemişti. Bir zamanlar ölümün yanına en sevdiği atlarını, hizmetkarlarını ve altın koyarlarmış. Şimdi tabutun içine-bazen açıkça, bazen gizlice sigara, kibrit, kurabiye gibi şeyler koyuyorlar. Hatta traş takımı bile.
Sahibinin ölümüne en son köpeği kabullenir Homeros’un Odysseia’sından bildiğimiz gibi, onu en son unutan da odur. 20 yıllık yokluğundan sonra, kanıta ihtiyaç duymadan kahramanı anında tanıyan tek varlık Odysseus’un köpeğidir, zayıflayıp güçten düşmüş ama sonuna kadar beklemiş ve sadece kuyruğunu sallayacak gücü kalmıştır-seni bekledim, buradan hiç ayrılmadım, şimdi artık ölebilirim. 
Babam öldü ve Babam ölüyor tümüyle farklı iki cümle. İlki bir olgu, bir sonuçtur, ikincisi- bir roman. Umut ve çaresizliğin birbirini besleyip alevlendirdiği uzun bir hikaye. Birinin oksijeni daima diğerinin ateşini harlar.