Kitap beni öylesine sarstı ki. Beklemenin ağırlığı kalbimi, ruhumu kapladı. Bir daha dönmeyeceğini bile bile yol gözlemek...
Belki bir gün gelir diye kapıyı açık bırakmak. Geldiği zaman evi bulabilsin diye ufacık bir değişiklik bile yapmamak... Ne kadar acı...
Faili meçhuller, yoksulluk, savaş...
Mehtap Ceyran, Mevsim Yas ile günlerce aklımdan çıkmamıştı. Onlarla birlikte yas tutup, baharı kışa çevirmişti. Şimdi ise Bekleyişin Şarkısı zihnimde uğulduyor. Gözlerimi her kapattığım da Zedan'nın yaşadığı olaylar, Mahir'in gidişi, Rahşan'nın yaşarken bir ölüye dönüşmesi...
Kendimi yaralanmış hissediyorum. Kitabın sayfalarını çevirdikçe benim de duygu durumum değişiyordu. Acı yıllar geçtikçe azalmıyor daha da onulmaz yaralara dönüşüyor.