paslı bir mevsimden geçiyor kalbim
ay tutulunca beklenmedik bir anda
içimde kırılıyor alıngan pusula
nasıl ulaşacağımı bilemiyorum
keşfedilmemiş kara parçalarına
Nurullah Genç
artık görünmüyor mevsimde hüzün
bulutlar bir garip rüyaya dalmış
ufukta güneşi ağlatan yüzün
bir mültecî gibi tenhâda kalmış
toprak yandı gülüm; çeşmeler zehir
şimdi bilsen de bir, bilmesen de bir
Nurullah Genç
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor; ben kalıyorum.
Nurullah Genç