O hasret ki, senin şu kapıdan her çıkışında yanmaya başlayan bir ateştir. O ateş ki, sen bu kapıdan içeri girene kadar, durmadan beni dağlar, yakar, kavurur. Şimdi sen gideceksin. Kaç ay dönecek sen gelene kadar. Bir gün dönümüne bile dayanamayan ben, o kadar uzun bir zaman, senin hasretinden nasıl bitap düşeceğim...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
.. sevgi bir ışıktı. İnsanın yaşarken yolunu aydınlatan, dünyayı başka bir gözle daha güzel görmesini sağlayan temiz bir histi. İçinde sevgi olanın, artık kötülüğü barındırmayacağı bir duyguydu.
Sevgisizlik, karanlık demekti, cehalet demekti, zulüm demekti.
Sevginin kaynağı, hele de Allah sevgisinin kaynağı kalplere inen mukaddes nurdu. Evet, sevginin bir kaynağı vardı ve bu da yüce Allah'tı.
Aşk yolculuğunun yakınlık ve uzaklık mesafesi olmaz. Aşk yolunda olanın, ''Ya bulamazsam?'' derdi olmaz. Sen yola düşmeden bir bak bakalım yüreğine, yol sana kısmet olup düşmüş mü?
Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
bir harfin başlattığı yangın ile söndür
beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
öyle mahzun
ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.
İsmet Özel (içimden şu zalim şüpheyi kaldır)