Halit Ziya Uşaklıgil, her ne kadar Aşk-ı Memnu için hayal ürünü dese de, roman bana sanki günümüzden seçilmiş gerçek bir olayı okuyormuşum gibi hissettirdi. Dili, o zamanın kelimelerini de barındıran ama aynı zamanda çok sade ve akıcı bir tarzda yazılmış. Karakterlere gelecek olursak; Nihal ne kadar çabuk sinirlenip bayılsa da, ne kadar çabuk sinirlenip aksi davransada onun yaşadıklarını az çok kalbimde hissettim. Elindeki kıymetli kişilerin hayatından bir bir çıkması ne kadar acı bir durum. Keşke Adnan Bey, kızını kendinden uzaklaştıracağına yanında durup sevseydi ve gözlerinin içine gerçekten baksaydı; o zaman Nihal’i çok daha iyi anlardı. Behlül ise Nihal’e en son darbeyi indiren isim oldu. Ve Nihal’in iyice kötü bir buhranın içine girmesine neden oldu. Aynı şekilde Bihter de öyle. Baba ile kızın hayatını alt üst ettiler. Bu romanda asıl yanan Nihal ve sonrasında babası oldu, gerçekten yazık kalanlara.