"Benim için yar da sensin yara da sen... Zehir sensin, şifa sen... Şu yüreğin..." dedi, tek parmağını telaşla göğsüne vurduğunda. "Neşesi sensin, kederi sen..."
"Senden uzaklasabileceğimi sandım, ama yapamadım. Hiç kimseye sana olduğu gibi ihtiyaç duymadım. İlk kez kendimi gerçekten yalnız hissettim. Sonra bana o mesajı gönderdin ve yıldızları izlediğimiz geceyi hatırladım. Benden hatirlamami istedin. Seni unutmanın kolay olduğunu mu sanıyordun? O yıldızlı gecede sana aşık oldum."
"Ayri ayrı yollarımıza giderken ikimiz de gülüyorduk ve ben bir kez daha Easton Royal isimli bu büyüye kapılmıştım. Hayatta -en kötü ve en iyi anlarımda- yüzümü güldürmekten asla vazgeçmeyen kişiye."
"Tabitha, Ben bu adama aşığım, diye düşünerek başıyla onayladı. Mantıken böyle bir şeyin mümkün olmadığını biliyordu. İnsan daha saatlerdir tanıdığı birine aşık olamazdı. Buna olsa olsa başka bir şey denirdi - mesela tutkunluk, o da güneşte yok olan çiğ taneleri gibi yok olup giden bir şeydi.
Ama tıpkı aşka benziyordu."