Mine Aydın

Mine Aydın

, bir kitap okudu
10/10
·280 syf.·
Beğendi
·
18 günde okudu
·
2021 4. kitabı
Oscar Wilde
8.2/10 · 99,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·
Beğendi
Küçük ama etkisi büyük bir kitap diye söze başlamak istiyorum. Moskova Üniversitesi'nde başarılı bir profesör olan Raçinski, unvanını ve tüm kariyerini bir kenara itip istifa ediyor. Herkes çıldırdığını düşünüyor ama Raçinski kimseye kulak asmayıp kalbinin sesini dinliyor. Kalbinin sesi onu kendi köyüne götürüp sıradan bir öğretmene dönüştürüyor. Tabi sıradan demek ile burada Raçinski'ye haksızlık ettiğimi biliyorum. Çünkü Raçinski köleleşen zihniyetleri, yok olan umutları, keşfedilmemiş cevherleri, sarhoş bedenleri ve sarhoş zihinleri aydınlığa kavuşturuyor. Onların meşalesi oluyor. Zaten Petrov bunu çoğu eserinde yapıyor. Rusya'nın toplumsal hayatındaki durgunluğu şiddetle eleştirip Rusya'nın o dönemlerdeki içler acısı durumunu gözler önüne seriyor. Burada da yazar Raçinski bünyesinde bunu bizlere sunuyor. Eserin sonunda ise Raçinski hayallerine ulaşıp, onları bir gerçeğe dönüştürüyor. Raçinski'nin yetiştirdiği her öğrenci, bir çok farklı alanda ilerleyip öğretmenlerinin çizdikleri yoldan ilerliyorlar. Ben bir öğretmen olarak keyifle okudum. Öncelikle önerim tabi ki tüm öğretmenlerimize. Ayrıca kitap ile şunu fark ettim; her insan inci değerinde, her insan keşfedilmemiş bir cevher. Yapabileceklerimizin sınırı yok, yeter ki isteyelim ve sonrasında da çaba gösterelim. İnanıyorum ki okuyan herkes çok güzel bir ders çıkaracaktır kitaptan.
İdealist ÖğretmenGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 20177,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 2. kitabı
·
109 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 21:30
Kısa fakat etkileyici bir kitaptı. Vıctor Hugo'nun romantizm etkisinden ötürü olsa gerek oldukça duygu yüklüydü. Başlangıçta çok uzun bir ön söz var. Bu yüzden sıkıcı gelebilir önce ama sabredip ilerlemenizi tavsiye ederim. Bu önsözde neden idam cezalarının kaldırılması gerektiğinden bahsediyor.Kitabın adından anlaşılacağı üzere bir idam mahkumunun yaşadığı son anlar aktarılıyor bize. Mahkumun cezasının ne olduğundan bahsedilmiyor. Sadece çarptırıldığı ceza ve boyutu anlatılıyor. Yazar mahkumun iç sesi olmuştu.Kitabı okurken bir empati ilişkisine giriyorsunuz istemsizce. Mahkum bir anda siz olup,siz onca duyguyu hissediyorsunuz gibi... Yazar sadece bu duyguları vermekle kalmayıp bir suçluyu toplumun kendi elleriyle nasıl var ettiğine de değiniyor. Bazı noktalarda ise çok şaşırdım çünkü suçlu da olsa kellesi koparılan insanları izlemek için sıralara giren,kellesi kopunca bunu alkışlayan insanların olması bir tuhaf hissettirdi bana. Bazen acaba bazı suçlar için idam gelse ne olur diye düşündüğümüz olur. Bu kitap ile o düşünce de yerle bir oluyor. Kitap boyunca affedilmesi için çok bekledim. Evet suçunu bile bilmediğim bir suçlunun affedilmesini istedim o atmosferde. O dönemde kamuyu,hukuku bu kadar şiddetli eleştirmenin riskini alabilen canım Vıctor Hugo'yu okumanızı en içten şekilde istiyorum. Keyifli okumalar...
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
Puan vermedi
Aile kurumunun, karı koca ilişkisinin yoğun eleştirisi var kitapta. Halid Ziya tek yönlü bir karakter yaratmaktan ziyade çok yönlü bir karakter yaratmış romanda. Örneğin Ömer Behiç hayatına çok iyi bir aile babası olarak başlarken bu aynı çizgide devam etmez. Zamanla ailesinin arkasından iş çeviren,ailesine sadık bir baba olmaktan çıkıp farklı çizgilere yönelen bir karakter haline bürünür. Neyyire ile tanıştıktan sonra Ömer Behiç; bastırdığı doğal eğilimlerine, bir aşk yaşama isteğine ve bedensel arzularına yenik düşer. Bu yenik düşme sonucunda ise kendini en ağır şekilde yargılar. Çünkü onun ihaneti sadece eşine değil,hayatı boyunca inandığı ve hayatını onun üstüne inşa ettiği kutsal değerlerinedir... Kitap ile ilgili söylenebilecek çok şey var aslında ama çok uzun tutup sizi yormak istemiyorum. Okuduğunuz an da ilk yüz sayfa sıkıcı gelebilir. Çünkü çok uzun tamlamalarla kaplı. Ayrıca dili de ağır ama sadeleştirilmiş baskıları da mevcut onları tercih edebilirsiniz okumak isterseniz.
Kırık HayatlarHalid Ziya Uşaklıgil · Ötüken Neşriyat · 20202,552 okunma
"On dokuzuncu yüzyılın realizmden hoşlanmayışı kendi yüzünü aynada gören Caliban'ın öfkesidir. On dokuzuncu yüzyılın romantizmden hoşlanmayışı kendi yüzünü aynada göremeyen Caliban'ın öfkesidir."