Bu kitabı okurken kalbim sıkıştı ve bazı yerlerde boğazım düğümlendi. Buna rağmen elimden bırakmak istemedim çünkü anlatılan duygu çok gerçek ve çok derindi.
Yazarın dili sade ama etkisi çok büyük. Her cümlede bir acı, bir kırgınlık ve aynı zamanda büyük bir güç var. Ana karakterin yaşadıklarına rağmen dimdik durması beni en çok etkileyen şey oldu. Onu okurken hem çok üzüldüm hem de içten içe hayranlık duydum.
Kitap bittiğinde içimde büyük bir sessizlik vardı. Uzun süre etkisinden çıkamadım. Sanki sadece bir hikâye okumadım da birinin hayatına gerçekten tanıklık ettim. Bu yüzden benim için unutulmayacak bir kitap oldu.
Okumasanız bir şey kaybetmezsiniz sevdiğim bir distopya olmadı zor bitirdim ne olacağı çok tahmin edilebilir ve oldukça zorlama bir kitaptı elimde süründü.
Öncelikle kitabın içerisinde kısa kısa üç farklı eser okuyorsunuz.
Kitaba ismini veren eserden bahsedecek olursak;
Zaten kısa olan hikaye, eser ya da öykü oldukça akıcı.
İsminden de anlayacağınız üzere Sahaf Mendel’in kitaplara olan tutkusu ile başlıyor ilerledikçe savaşın ve diğer yaşadığı olayların üzerinde nasıl bir etki bıraktığını görüyoruz başka diyecek bir şey bulamıyorum bir kitap severseniz kahvenizi alın ve Sahaf Mendel ile tanışın.