... çünkü insan her hâle gelebilir. Ateşli bir gence intiharlıktaki hâli gösterebilse, korkuyla yerinden sıçrar. Tatlı gençlik yıllarından, olgunluk yaşlarının asık yüzlü, sert yıllarına girdiğiniz zaman bütün insani duyguları da beraberinizde alın, onları yolda bırakmayın. Çünkü onları daha sonra bir daha yerlerinden kaldıramazsınız. Sizi bekleyen yaşlılık korkunçtur. Aldığını geri vermez. Mezar ondan daha merhametlidir. Çünkü onun üzerinde, "Burada bin insan gömülü." diye yazar. Fakat insanlıktan çıkmış yaşlılığın o soğuk ve duygusuz çizgilerinde hiçbir şey okumak mümkün değildir.
Toprağı bataklık ve kayalardan ibaret olan, hem İsveç hem de Rusların baskısı altında kalıp, bugünün en iyi eğitim sistemine sahip Finlandiya'nın, geçirdiği zorlu bir süreci Rus yazar kaleme almıştır.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Atatürk'ün önerdiği kitaplardan biridir.
Eğer halkta, halklarda dindarlık olmazsa, ne bilim, ne felsefe, ne sanat, ne politika, ne de teknoloji insanları kötülükten yaşamın zorluklarından kurtarır
...İnsanlık hâlen koca bir bebeği andırıyor.Aptal ve küçük çocuklar gibi anlaşmazlıklarını kavgayla yani savaşlarla çözüyorlar.Tanrı ve hayatın kutsallığı hakkındaki tartışmalarında aptal çocuklar gibi kaprisli ve inatçılar.Tanrı'yı sopalarla, taşlarla,idamlarla ve ateşlerle korumaya çalışıyorlar.Aptal çocuklar gibi, bilgeliği oyun ve eğlence durumuna düşürüyorlar.