“Bir insanı sevmek, bir eve taşınmak gibidir,” derdi Sonja. “İlk başta ondaki bütün o yeniliklere aşık olursun, her sabah tüm bunların sana ait olduğuna hayret eder, her an birinin içeri dalıp korkunc bir hata yapıldığını, aslında senin böyle harika bir yerde yaşamaman gerektiğini söyleyeceğinden korkarsın. Sonra yıllar geçer, duvarlar yıpranır, ahşabın orası burası aşınır ve sen o evi kusursuz olduğu için değil, bilakis kusurları için sevmeye başlarsın. Her köşesini öğrenmişsindir artık. Soğukta kilide sıkışmaması için anahtarı nasıl tutman gerektiğini, hangi tahtanın üstüne basıldığında hafifçe esnediğini ya da gardırop kapılarını gıcırdatmadan açıp kapamayı öğrenmişsindir. Orayı senin evin yapan tam da bu küçük sırlardır.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!