Damla

Damla
@Damlasiii
Öğretmen
Gazi üniversitesi
66 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
"Böylece en başından itibaren gelip geçici olanların değil de, hakiki olanların peşinde koşturduğu için hiçbir şekilde mutlu olamadığını anlayan ve sıradan sevinçlerin, sıradan mutlulukların ve sıradan hazların hakiki sevincin, hakiki mutluluğun ve hakiki hazzın birer gölgesi ya da kopyası olduğunu idrak eden Augustinus, en sonunda yolculuğuna başladığı yere, yani hafızaya geri dönüp bakar ve görür ki, yaşamının hakiki soluğu olan Tanrı ve hep tatmak istediği mutlu yaşam olanca haşmetiyle yine hafızasında bulunmaktadır. Şöyle haykırır: “Bak, seni ararken, hafızamda ne geniş yollar kat ettim ya Rab ve seni onun dışında bulamadım. Çünkü seni ilk öğrendiğim andan itibaren hatırıma gelenler dışında seninle ilgili hiçbir şey bulamadım. Çünkü seni ilk öğrendiğim andan itibaren seni hiç unutmadım. Hakikati bulduğum yerde Tanrı’mı da buldum; Hakikati ilk öğrendiğim andan itibaren onu hiç unutmadım. Demek ki seni ilk öğrendiğim andan itibaren hafızamdasın ve ben seni hatırlayınca ve senin hazzına varınca seni orada buluyorum. İşte bunlar benim kutsal hazlarım, bunlar yoksulluğuma merhamet gösterip senin bana bahşettiğin hazlar.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gerçek, o kadar gerçek üstü ki...
Eflatuna “Hangi iyi meziyet, kişiye hikmet/ bilgelik kazandırır?” diye sorulur; “Gelmeyeni gözlememek ve kaçırdığına üzülmemek.”
Diyojen ziynet eşyaları ve kıyafetlerle eşlerinin sevgisini kazanmaya çalışan bir topluluğa: “Be adamlar! Siz böyle yaparak onlara kocalarını sevmeyi değil, zenginleri sevmeyi öğretiyorsunuz” demiş.
Aldous Huxley: “Sevgi korkuyu, korku da sevgiyi yok eder. Korku sadece bunu yapmakla kalmaz, aynı zamanda anlayışı, iyiliği ve tüm güzel düşünceleri de alıp götürür. Geriye kalan tek şey, mutlak bir çaresizliktir. En sonunda, korku, insanı insan olmaktan alıkoyar”