İnceleme yapacak yeterliliği kendime yakistirmasam da, Martin Eden de insani içine çeken bir sey vardı ve buna karşı koyamadim. İnsanin bir sey olmaya cabalamasi ve bu çabanın sonucunda istediği şeyleri elde edebildiğinde artık hiç birinin öneminin kalmamasi; çoğumuzun yaşadığı en büyük sıkıntılardan degil midir? Ben sizin yillar sonra geleceğiniz o makamdayim, ' hiçlik' makaminda diyen bir Nasreddin hoca fikrasini hatirlatti bana. Her şey olmaya çalışan bir hiç olup çıkıyoruz. Kendime sorduğum o:' Neden tatmin olamiyorum?', sorusu yanlışmış. Yolumun, soframın bana getirdiklerine burun kıvırışım, doyumsuzluktan değil tersine doyumuna varmaktanmis. Nasıl olsa yediklerin b.k olacaksa ne yediğinin ne onemi var diyen bir Fellini filminin yüzüne vurduğu gibi, değer verdiğim şeyler anlamini yitiriyor. Martin Eden gibi insanlarin çarkındaki tutarsizliklara bakıp geciyoruz her an. Bu devrani ne durdurabiliyoruz, ne de bir çomak sokabiliyoruz bu çarkın dişlileri arasina... Sadece o çarkın icinde ezilirken nefes almaya calisiyoruz hepsi bu( Martin Eden'in aksine)...