"Ah, insan ne kadar da geçici bir varlık, öyle ki, varoluşunun hayatının öneminden en çok emin olduğu yerde, sevdiklerinin ruhunda, anılarında en sahici etkileri bırakabildiği yerlerde bile yok olup gidiyor ister istemez, hem de çok kısa bir süre içinde!"
"Ah bu boşluk! Burada, yüreğimin tam ortasında hissettiğim o dehşetengiz boşluk! Onu bir kere, sadece bir kere olsun kucaklayıp bastırabilsem göğsüme, bütün bu boşluk tamamen dolardı."
"Evet, işte öyle. Doğa nasıl yüzünü sonbahara dönüyorsa, benim de içimde ve çevremde iklim sonbahara dönüyor. Yapraklarım sararıyor, yakınlardaki ağaçların yaprakları döküldü bile."
"Ben sadece onu seviyorken, ona böylesine içten, böylesine yoğun bir sevgi besliyorken, gözüm ondan başkasını görmüyor, başkasını bilmiyorken ve benim için başkası yokken, onun bir başkasını nasıl sevebildiğini, nasıl olup da sevmeye kalkışabildiğini bazen hiç anlayamıyorum."