Çünkü biz aslında barışı sağlamıyorduk. Savaşı erteliyorduk. Tek yaptığımız buydu: Ertelemek. Olabildiğince ileri bir tarihe atmak. Bugün kan dökülmesin de ne zaman dökülürse dökülsün, demek. Ama bunu her gün söylemek! Yaptığımız iş buydu. Biz sahilde diz çökmüş, avuçlarımızla okyanusu geri itiyorduk.
'Tuttukları dilek için bile para verir insanlar. Havuzlara, kuyulara para atarlar. Dileğini bile satın almaya alışmış birine de barış hediye edilmez, satılır. '