Crescent

Crescent
@Dantrolen
İstanbul
İstanbul
224 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Puan vermedi·376 syf.·
2025 2. kitabı
Aslında ilk bitirdiğimde yazacaktım ama kısmet bugüneymiş. Benim bu kitapta takıldığım kısım “Kral kaybetti”den ziyade, “Kral nasıl kaybetti ve Kral’a kaybettiren ne oldu?” sorusu. Kralımız hayatı boyunca suçu hep başkalarında aradı. Dönüp kendisine hiç, “Ben nerede hata yapıyorum?” demedi. Ortada bir yanlış olduğunda bunu hep dış güçlere, dış etkenlere mal etti. Kendisini sorgulamaktan uzak, kendine körü körüne inanan bir narsistti. Ve günün birinde, dünyanın ondan daha büyük bir yer olduğunu; her şeyin onun etrafında dönmediğini fark etti. Bir nevi “mağara alegorisi” gibi… Işık gözünü kör etti ama gözlerini ovuşturup gerçek dünyaya bakmakta oldukça geç kaldı. Benim felsefemde her zaman iğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batır vardır. İnsan olarak dünyaya gelmiyoruz; insan olmak için dünyaya geliyoruz. Büyüyoruz, düşünüyoruz ve düşüncelerimizin genişliği kadar gelişiyoruz. Ama her olayda suçu başkalarına yüklediğimiz sürece, değişime ve gelişime kafa tutmuş oluruz. Sonunda acınmaya bile değmeyecek sefil yaratıklar yaratırız sadece. Gerçek krallar; değişime ve gelişime açık, vicdan sahibi, düşünen insanlardır. Ve onlar asla kaybetmezler. Dipnot: Sevgili kızçelerim küçük dağları ben yarattım edasıyla gezen kişilerin, o dağlarda bir kum tanesi bile olamadıkları kulağınızdaki en güzel küpe olsun. Büyüsüne kapılıp, hayatınızı zehir etmeyin.
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 202421,8bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·186 syf.·
2024 21. kitabı
Öncelikle çok akıcı ve merak uyandırıcı bir okuma oldu tarafımdan fakat az biraz okuduktan sonra direkt bir intihar kokusu alabiliyorsunuz daha önce bu tür sanatı kaçış olarak kullanan kimselerden okumalar yaptıysanız. Aslına bakarsanız benim yorumum “sanat, açık yaraya konuşur” fakat asla kapatmaz o yarayı, o yaradan beslenir. Kaçış derken bahsettiğimse aslında bir nevi yüzleşme. Kendi varoluşunun kabuğuna sığamayan pek çok kimse yazıya, resime, müziğe başvurmuş, duygularını ancak bu şekilde ifade edip dışa aktarmış ve ardından onlara bir ses, bir görsel olarak dışarıdan bakıp coşku hissedebilmişlerdir. Fakat ne yazık ki anlık duyulan bir coşkudur bu. Tekrar kendi kabuğuna döndüğünde yine varoluşlarına esir olur, varoluşlarıyla kendilerine ve çevrelerine zehir saçarlar. Kitapta aşk, dostluk, ihanet, tutku hepsine yer verilmiş. Fakat bana kalırsa çok derinlemesine işlenmemiş. Yada ben çok daha içten, duygusal yaklaşıyorum bilemiyorum. Yorumu size bırakıyorum. İyi okumalar.
Edebiyat
GertrudHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 2020923 okunma