Onlar kötülük yapmaya hazır ve bu işte becerikli oldukları için, sözlerimizi istekle dinlerler. Bizi kandırmaktan hoşlandıkları için de, itaat etmeyi severler. Kendilerine gökten gönderilmiş süsünü verirler ve yalan söylerken kulağımıza melekler gibi fısıldarlar.
Kuzeyden koşup gelen ruhlar, keskin dişleri ve ok
gibi sivri dilleriyle, üstüne çullanırlar. Doğudan gelenler, ortalığı kurutarak ciğerlerini kemirirler. Güney bunları çöllerden gönderdiği zaman, tepende harlı ateş yığınları halinde birikirler. Batının getirdiği sürüler de, ilk önce serinlik verirler, fakat sonra seni de, tarlaları da, ekinleri de hep suda boğarlar.