Ülkem beş yüz bin işgalciyle karşı karşıya kalmıştı. Ben yalnızca on ikisiyle karşılaşmıştım. İkimiz de kazanmıştık. Ama 1812 yılının sonbahar ve kışında olan olaylara geri dönüp baktığımda Rusya'dan farklı olarak ben, geçmiş onurlu günleri hatırlayınca, damarlarıma kan yürüdüğünü, yüreğimin göğsümün içinde kabardığını ve dudaklarımın titrediğini hissetmeyecektim. Ah,ben ölen arkadaşlarım için gözyaşı dökecektim. Ama ülkem gibi gurur duymayacaktım.