Roman, Kurtuluş savaşı yıllarında geçiyor ve orada Çetin şartlar ve çevrede öğretmen olarak görev yapan Aliye’nin mücadelesi anlatılıyor.
Ben romanın başkahramanı Aliye ile Çalıkuşu’nun Feride’sini birbirine benzetiyorum. İkisi de öğretmenlik mesleğini icra ederken çevre baskısı, cehalet ve bağnazlıkla mücadele ediyor. Tek fark Feride romantik bir dönemi anlatırken, Aliye daha realist olarak savaş yıllarını anlatıyor.
Biz aslında bu kitapta cehaletle bilginin; korkuyla cesaretin mücadelesine tanık oluyoruz.
Anlatımı sade, dili yalın ve halk söyleyişine yakındır.
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Serinin 3. Cildi ile devam ediyorum ve yine bu romanda diğerleri gibi beni o yıllara götüren canlı betimlemeleri ile karşımıza çıkıyor.
Kurtuluş Savaşı’nın en kritik dönemleri ve Cumhuriyet’e giden yolu yani bir milletin yeniden doğuşunu okuyorsunuz.
Biz bu romanda Mustafa Kemal’in fikirlerinde sabit kadem oluşunu, vatanı her şeyden önde tutuşunu ve inancı birlikte gördük.
En dikkatimi çeken yer ise Zübeyde Hanım’ın vefatına, Mustafa Kemal’in vatan mücadelesi dolayısıyla gidememesi oldu. Toplantılarını ertelese olabilirdi ama vatanı ertelemek olmazdı.
Saygı,minnet ve hayranlıkla…
Bazı kitaplar vardır yavaş yavaş sindire sindire okunur, arada açıp bakılır ve o an ruha şifa olur. Mehmet Yıldız’ın okumuş olduğum kitabı da böyleydi. Her okuduğumda kendime bir şifa buldum.
Her bahçenin kendisini adadığı bir yoldaşı vardır. Bahçıvan ve Ölüm; sevgi, ölümle yüzleşme, hatıraların unutulmaz ağırlığı ve acıyı anlatan bir kitap…
Bazı insanlar gider ama bıraktığı itler hayatımızda yaşamaya devam eder…
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Kitap okumadım resmen soluksuz bir film izledim.
İskender Pala ne yazsa okurum düşüncesindeyim ben aslında. Öncelikle Şah Sultan kitabını okumuştum ve sonra yazarın akıcı dili ve sürükleyiciliği sayesinde her kitabını okumak istedim.
İskender Pala’nın genel tarzı Osmanlı kültürü ve Divan edebiyatı olduğu için yer yer bilinmeyen kelimeler var ama bu durum bence esere hem ayrıcalık katıyor hem de anlatılan döneme ayna tutuyor.
Eser, Osmanlı dönemi II. Mahmut zamanında geçiyor. Dönemin iç ve dış tehlikeleri, toplum yapısı anlatılırken aynı zamanda beş kişinin sadrazamın yönlendirmesiyle kaşıkçı elmasının çalınma süreci anlatılıyor. Esere sürükleyicilik katan yer de bu soygunu kimin tertiplediği ve sonrasında yaşanılan olaylar anlatıyor.
Açığa çıkan sırlar, soygundan çok daha fazlası, dostluk,ihanet ve insan ruhuna dokunan, tarihin gölgesinde geçen sürükleyici bir macera…