Geçen her dakikayla birlikte yeni belirlenemez bir duygu sarıyordu bütün benliğini.Bu çevresindeki her şeye ,karşılaştığı herkese karşı duyduğu sonsuz bir tiksinmeydi;kinle dolu,bitmez tükenmez,neredeyse fiziksel bir tiksinme…Yolda rastladığı herkes tiksinti veriyordu ona;herkesin yüzü,yürüyüşü,hareketleri tiksinç geliyordu.
Schiller’in temiz yürekli,iyi insanları da böyledir: Son dakikaya dek insanı hep tavus tüyleriyle süslerler, kötülüğü akıllarına bile getirmezler;madalyonun öbür yüzünü önceden sezinleseler bile söylemeleri gereken gerçek sözleri önceden hiçbir şekilde ağızlarından kaçırmak istemezler;bunu düşünmek bile onları incitir;tavus tüyleriye süsledikleri kişi gelip de kendilerini burunlarından yakalayana dek,elleriyle yüzlerini örtüp gerçeği görmek istemezler.