Kitabı genel olarak sevdiğimi söyleyebilirim. Bildiğiniz gibi bu kitapta da ruhsal yorumlamalardan oluşuyor. Konusu olsun anlatım biçimi olsun her şeyiyle oldukça keyifli bir okumaydı benim için.
Kitap mektuplardan oluşuyor. Sadece sonunda, olanların hepsini bir açıklığa kavuşturmak için ilahi bakış anlatımı ile yazılmış bir kısım var.
Kitap o kadar duygulu ve güzeldi ki bir
çok yer çizdim. Çizdim çizdim ve çizdim... Elimde kalemle okudum kitabı. Werther'in Lotte hakkındaki düşünceleri, hisleri beni etkilese de bir o kadar korkuttu. Bazı yerlerde gerçekten bir insan bütün hayatıyla bir insana bağlanabilir mi? diye de düşünmeden duramadım.
Werther'in aşkı o kadar güzel ve saftı ki. Lotte'yle yaşadığı en ufak şeyler bile Werther için çok önemliydi. Albert'i de ne kadar sevsem de ben Werther ve Lotte'den yana kullanıyorum oyumu. Belli de Werther'in duygularını aşkını okuduğum içindir ama bilmiyorum ya.
Werther'i çok sevdim.
Ah hele son sahne of of. Neyse şimdi spoiler olmasın. Ama şunu söyleyeyim,
hani kitap mektuplardan oluşuyor demiştim ya son mektubu beni benden aldı. Ağladım ağlayacağım şimdi. Neyse ben gidiyim de yeni kitabıma başlayayım.
Bol Okumalaaarrr
Evet, sevgili Lotte, ben her şeyi bulur getiririm; yeter ki sen benden iste. Hem, çok çok iste, sık sık iste! Yalnız, senden bir ricam var; bana yazdığın mektubun mürekkebini kurutmak için üstüne kum serpme. Bugün mektubu dudaklarıma götürdüğümde kumlar dişlerimin arasında çatırdadı.
Neşesizlik tıpkı tembellik gibidir. Hem aslına bakarsanız o da bir çeşit tembelliktir. Üstümüze böyle bir tembellik çöktüğü zaman onu yenecek kuvveti bulduk mu, işimizi çabucak başarır ve çalışmaktan gerçekten zevk alırız.
"Biz insanlar çok zaman iyi günlerin az, sıkıntılı günlerin çok olduğundan şikayet ederiz. Tanrının her gün için bize verdiği iyi şeylerin tadını çıkarmak için içimizi daima rahatlatsak, başımıza bir felaket geldiğinde de ona dayanacak kuvvetti de kendimizde buluruz "