Melodi

9/10
·336 syf.··
2025 39. kitabı
Sessiz İntikam'dan sonra bu yazarın okuduğum ikinci kitabı ve buna da bayıldım. Yazarın dili hem akıcı hem de orijinal konular buluyor ayrıca karakterleri de güzel yazıyor ee daha ne olsun dimi ama? Grace ve Vincent karakterlerini çok sevdim. Geçmişlerinden yola çıkarak ikisine de yorgun savaşçılar diyebiliriz. Hayattan beklentilerini minimuma indirmiş ve tek diledikleri sakin bir yaşam olan iki karakterimiz. Ama hayatın onlar için bir sürprizi vardır elbette :') Hem Sessiz İntikam'da hem de Masum Yalan'da kadın karakterlerimizin kendine has daha doğrusu o dönemin toplum normlarının dışında olan durumları vardı. O yönden baya baya sevdim. Çeviri ve hitap kısımları ('sen' yerine 'siz' yazılsa iyi olurdu) kötü olsa da kurgusu ve karakterleri yine de sizi sürüklüyor diyebilirim. Yazarın tek eksiği mizahi yönünün eksik olması. Ben his-romlarda mizahı seviyorum açıkçası. Bu kitabı da bir ara tekrar okurum diye düşünüyorum baya sevdim çünküsü *-* Keşke yazardan daha çok kitap çevrilseydi kurguları baya iyi, okuyucuyu sıkmıyor, azıcık aksiyon da katıyor işte o zaman tadından yenmiyor ^^ Okumayan varsa eğer kesinlikle tavsiye ediyorum, okuyun efenim.
Masum YalanLaura Landon · Aspendos Yayıncılık · 2014156 okunma
Reklam

Melodi

, bir kitap okudu
9/10
·336 syf.··
2025 39. kitabı
Laura Landon
7.5/10 · 156 okunma
Poppy'nin üzüntüsü, perişanlığı ve çaresiz öfkesi acı veren bir karışıma dönüştü. Onunla konuşurken sesinin sakin çıkmasına kendi bile şaşırdı. "Sevdiğim adamı benden alıp yerine geçmeni asla unutmayacağım. Seni bu yüzden affedebileceğimden emin değilim. Emin olduğum tek şey seni asla sevmeyecek olmam. Hâlâ benimle evlenmek istiyor musun?" "Evet," dedi Harry hiç tereddüt etmeden. "Hiçbir zaman sevilmek istemedim. Ve Tanrı biliyor ya, şimdiye kadar kimse beni sevmedi."
Sayfa 158·Kitabı okudu
Serideki kaçıncı hayal kırıklığım sayamadım...
6/10
·383 syf.··
2025 37. kitabı
6/10 puanı sırf Leo'nun şebekliğine ve tatlılığına verdim yoksa benim için 3/10 değerinde -_- Yoksa aşırı soğuk ve gram karakter gelişimi göstermeyen bir kadın karakterle ve ona ayak uydurmaya çalışan erkek karakterin arasındaki toksik ilişkiyi okumaktan gına gelmişti öyle söyleyeyim. Leo'yu o kadar çok merak ediyorduk ki ama Lisacığım sağolsun Catherine'in travmalarını ve geçmişini okumaktan Leo'yu okuyamadık. Leo kim, Laura ile neler yaşadı nasıl ilişkisi vardı, Fransa'da neler yaşadı vs hiç okuyamadık. Bazı konularda bir iki cümle yazılmış geçilmiş. Catherine daha tatlı, "sevgi dolu", sabırlı, anlayışlı, empatisi yüksek, Leo'nun şifası ve aşkı olacağına inanan bir kadın karakter olabilirdi mesela. Ama yazar nedense iki derbederi bir araya getirmiş ve ortaya aşırı arabesk-toksik bir ilişki çıkmış. Leo yine bayağı karakter gelişimi gosterdi ancak Catherine kitabın başında neyse sonda da aynıydı. Leo ve Catherine arasında gram duygusal bir bağ hissedemedim. Catherine zaten duygu konusunda asla gelişmeyen bir karakter oldu. Robot gibiydi resmen. Ki onlar da birbirine duygusal bir şeyler hissetmemiş olacak ki paso seviştiler durdular. Ya bi durun bi konuşun dimi ama yok. Alakasız yerde hop oynaşma :/ Bence Lisa'nın bu kitaptaki bizlere en kötü aktarımı salt şehveti, romantik bi tutku olarak okuyucuya yedirmeye çalışması. Ama yemezler tatlım biz ne historicallar okuduk da romantiklikten böğrümüz delik deşik oldu:D Kitabın güzel yanları yok muydu vardı tabi mesela Cat ve Leo'nun atışmaları komikti, Cat'in gelincik ile kavgaları sevimliydi, Leo desen birçok kadının hoşlanacağı türden o mizahşör erkeklerden biriydi. Yani o yönden eğlendim. Her neyse serinin bitmesine bir kitap kaldı ve lütfen lütfen lütfen Beatrix sen beni hayal kırıklığına uğratma tüm ümidim sensin
Daha Sabaha Çok VarLisa Kleypas · Epsilon Yayınları · 2014332 okunma