Melodi

Melodi

, bir kitap okudu
6/10
·344 syf.··
2024 29. kitabı
Julia Quinn
7.4/10 · 208 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Aşk böyle bir şey miydi? Başkasının acısı, kendi acından daha mı çok yakardı canını?"
Sayfa 297·Kitabı okudu
5/10
·368 syf.··
2024 28. kitabı
Serinin ilk kitabına nazaran daha fazla aksiyon işlense de ben ilk kitaptaki tadı alamadım açıkçası -_- Honoria ve Marcus çifti bana daha samimi gelmişti. Anne ve Daniel çifti de fena değildi ancak ne bileyim aynı samimiyeti yakalayamadım. Evet bir çekim vardı ve evet kimyaları da iyiydi. Fakat bir kontun, mürebbiyenin peşinden koşması ve tüm yaşananlardan sonra hala evlenelim diye tutturması bana çok ütopik geldi. Daha doğrusu Julia biraz öyle işlemiş. Hayır normalde historical romance türünde işlenmemiş bir konu değil. Tessa Dare'in Kusursuz Mürebbiye kitabında benzer bir konu ve benzer karakterler mevcut. Fakat Tessa'nın dili ve mizah yetisi bence Julia'ya göre çok daha iyi. Her neyse Julia zaten pek derine inmeyen, konuları yüzeysel işleyen bir yazar. Yine de kitaplarının sonu bellidir sizi pek üzmez. Neyse ben niyet etmiş gibi seriyi bitirmeye ant içtim resmen ^-^ en azından Türkçeye çevrilmiş üç kitabını da okumak istiyordum. Serinin üçüncü kitabına geçeceğim birazdan. Hugh'u o kadar merak ediyordum ki *-* sonunda okuyacağım umarım hayal kırıklığına uğramam.
Beni Öptüğün GeceJulia Quinn · Epsilon Yayınevi · 2015257 okunma
6/10
·368 syf.··
2024 27. kitabı
Julia Quinn benim için safe place yazarlardan biridir. Gereksiz tripler, entrikalar, çekişmeler, sevimsiz karakterler, ölümcül davalar vs yoktur. Gönül rahatlığıyla kitaplarına dalıyorsun. Çünkü hikayenin gidişatı ve sonu bellidir, tedirgin olmazsınız :p Serinin ilk kitabı ve açıkçası daha iyi olacağını düşünmüştüm fakat çok durağan bir kitaptı. Ama baya durağan... İlk başta iyi gidiyordu. Hafif atışmalar, espriler falan sonra ne olduysa oldu ve çok daha iyi ilerleyebilecek bir kurguya sahipken kitap resmen hızlı bir düşüşe geçti. Hikaye harcanmış kısacası. Honoria bence olgun bir karakterdi. Havai bir kadın karakter değildi. Tatlıydı. Özellikle Marcus'ın yaşadığı talihsiz (:D) kazadan sonra onun için endişelenmesi, deliye dönmesi ve yakınlaşma çabası hoştu. Baya merhametli bir karakterdi. Çoğu kişinin aksine Marcus'a bayıldım. Evet pasif bir erkek karakterdi. Fakat siz iri yarma, kas yığını, haşin İskoç savaşçılar misali testosteron kokan ve emir kipiyle konuşan erkek tiplemelerinin bolca yer aldığı dönem kitaplarına alışmışsanız benim Marcus'ımı sevmezsiniz tabisi >_< Ama... hemen buraya bir çizgi çekmek istiyorum. Julia'nın yaratmak istediği erkek karakter de tam olarak buydu aslında; asiller grubunun dışında kalmayı seçen, hovarda olmayan, az ve öz konuşan, kültürlü, zeki, olgun, yakışıklı ve mesafeli. Ehh en önemlisi ise bir lord ve evin tek çocuğu >_> Honoria'cım kapmasaydı bendeniz, bu adamı evimin erkeği yapmaya hazırdım açıkçası +_+ Sevdim mi sevdim. Dediğim gibi Julia'nın kalemi bellidir. Mutlu sonları okuyucularına vermeyi ihmal etmez. Kitabın son sayfasını her zaman gülümseyerek kapatırsınız. Ben seriye devam edeceğim çünkü son dakika uçan tekmeyle konuya dahil olan fakat sürekli bahsedilen sevgili Daniel'ı merak ediyordum açıkçası. Neyse herkese
Cennet GibiJulia Quinn · Epsilon Yayınları · 2014486 okunma