Kitabı genel olarak beğendim. Anlattığı hikaye güzel, kitap 1. sahış bakışıyla yazıldığından ve tipik Zülfü Livaneli anlatı tekniğinden ötürü beğenmeme ihtimali görmüyorsunuz ama bu aynı zamanda da beni oldukça sıktı. Huzursuzlukta da diğer kitaplarında da kullandığı anlatı tekniğinin aynısını kullanıyor. Hadi yazım tekniği değişmeyebilir ama kurulan hikayelerin anlatı tekniklerinin değiştirilmesi taraftarıyım aksi halde bu okuyucuyu oldukça sıkıyor. Aynı kitabın bir tırnak payı farklısını okuyormuş gibi hissediyorum. Ne olacağını çok net tahmin edebiliyorum haliyle gizem kazandırmaya çalışması işe yaramıyor. Yeni birisiyle tanıştığında mutlaka onun hayatıyla ilgili acılarla dolu olduğu çıkarımını yapacağını biliyorum. Ya da 90 yaşındaki adamın sadece, 10 gün önce tanıştığı birini hayatında bulundurmasını; hiçbir şey yapmayıp sadece izleyen, sizinle görüşeceğiz diyip sonra bir anda yok olan karakterleri; aşırı tekrara boğan, niye eklendi acaba diyebileceğiniz yerleri görmezden gelerek okumanızı tavsiye ederim.
Okumanızı tavsiye ederim ama eğer okumadıysanız Huzursuzluğu daha çok tavsiye ederim.